Bölüm 9

945 Words
Otele geldiğimizde onu beklemeden odaya girdim. Banyoya girip kapıyı kilitledim. Sırtımı kapıya yasladım ve tutmak için direndiğim gözyaşlarını bıraktım. Bu sırada kapı açılmıştı. O gelmişti. Suyu açtım ve hıçkırarak ağladım. Benim yüzümden kendi vatanlarından ayrılmışlardı. Benden ne kadar nefret ediyorlardı? Kalbim hızlanırken elimi göğsüme bastırdım. Ne kötü bir evlattım. Onların ne halde olduğunu yıllarca bilmiyordum. Merak etmemiştim. İçten içe bilsem bile Ivan'dan nefret etmemek için görmezden gelmiştim. Ivan kapıyı tıklattı ve "Çık dışarı." dedi. Aynada ki yansımama baktım. Yanaklarım ıpıslaktı. Su dolu avucumu yüzüme attım. Banyodan çıktım ve Ivan'ın yüzüne baktım. "Seni dinliyorum." ne diyebilirdi? Onu affetmem için ne söyleyebilirdi? "Sana açıkladım." "Hayır yapmadın! Söylediğin şey o kadar saçma ki!..." duraksadım ve derin bir nefes aldım. "Beni kaybetmemek için onları kendi evlerinden kovdun. Hemde benden gizli!" Ivan yüzüme dokunacakken geri çekildim. "Dokunma bana!" ona bunu söylediğime inanamıyordum. Bunu söylediğim için canım yanarken, Ivan kaşlarını çattı. Avucunu alnına bastırdı ve gözlerini kapattı. Derin soluklar alırken burun delikleri genişlemişti. Ne bekliyordu? Neden gerçeği söylemişti? Neden şimdi? Boynuna atlamamı mı bekliyordu? "Beni kendinden uzaklaştırma." nefesim kesilirken ona doğru bir adım attım ve bana bakmasını sağladım. "Ben mi yapıyorum? Sen bunca yıldır sakladığın gerçeği ikimizin de en perişan olduğu dönemde açıkladın Ivan! Neden?" sona doğru sesim gittikçe kısılmıştı. Onunla böyle olmak istemiyordum. Ondan uzak durmak istemiyordum. Ivan cevap vermedi. Yüzüme uzun uzun baktı ve sonunda "Konu kapandı." diyerek arkasını döndü. Odadan çıkmasını beklerken balkona gitti ve sigarasını içti. Gözlerim dolarken arkamı döndüm ve o görmeden sildim. Sana ne oluyor Ivan? Neden bunu yaptın? Gerçekten senden nefret edip etmemem umurunda değil mi? Onu görmek istemediğim için tekrar banyoya girdim. Suyu açtım ve kendimi buz gibi suyun altına soktum. Acı bedenimi yakarken, gözyaşlarım bir bir soğuk zemine düşüyordu. "Özür dilerim..." Anne ve baba. Ben sadece aşkı seçmiştim. Onları ardımda bıraktığımda olduğu gibi yaşamaya devam edeceklerdi ama Ivan buna izin vermemişti. Kollarımı bedenime sardım. Hala ona aşıktım. Ve hala ailemden çok Ivan'ı düşünüyordum. Soğuk su yüzünden titrerken orada kalmaya devam ettim. Ancak başka bir acı bunu gölgeyebilirdi. *** Odaya geri döndüğümde Ivan yoktu. Üstümü giyindim ve balkona çıktım. Buradan gitmek istiyordum. Ivan geldiğinde beni geri götürmesini söyleyecektim. Onun kötü bir ruh halinde olduğunu biliyordum ama bende iyi değildim. Ona nazik davranamayacak kadar canım yanıyordu. Yatağa girdim ve günün yorgunluğu ile uykuya daldım. *** Yanıma çöken ağırlık ile gözlerimi araladım. Ivan elini saçlarımda gezdirdi. Başını boyun girintime yaslandığında, gözlerimi yumdum. "Uyumadığını biliyorum." dedi. Beni bu kadar iyi tanıması sinirimi bozarken ona döndüm. Ay ışığı gözlerinde parıldıyordu. "Saçlarını kurutmamışsın. Hasta olacaksın." dediğinde kalbim tekrar hızlı attı. Onca yıl geçti ama hala tek bir sözü beni bu duruma sokuyordu. Ağzım belki farklı şeyler söyleyecekti ama kalbim o bu adamın yanından bir saniye uzak olmak istemiyordu. "Seni görmek istemiyorum." Ivan derin bir nefes aldı. "Ailen iyi." yorganı üzerimden attım. "Nasıl?" "İyiler. Onlara para gönderiyorum. Annen de baban da iyi." dediğinde ağlamamak için elimi dudaklarıma bastırdım. "Yalan söylemiyorsun değil mi?" derken sesim çok cılızdı. Ivan cevap vermeden beni kollarına aldı. Ona karşı çıkacak gücüm yoktu. Bunu istemiyordum da. Ondan gelen sıcaklık ile boynuna sarıldım. "Hayır." aynı anda hem güldüm hem de ağladım. Benim Ivan'ım. Hala benimdi. Ondan uzak durmak için çabalamak istemeyen yanım bir çocuk kadar sevinçliydi. Ama diğer yanım Ivan'ın suçlu olduğunu bas bas bağırıyordu. Ama o aileni başka bir ülkeye gönderdi! Ona nasıl güvenebilirsin?! Derin bir nefes aldım. İnanıyorum. Birbirimize sıkıca sarılırken ne yaparsa yapsın ondan ayrılamayacağımı biliyordum. Sıcak nefesleri çıplak boynuma çarparken, aniden boynumu öpmesi ile irkildim. İçimde ki savaşta yenileceğimi biliyordum. Kalbim mantığımı yenemeyecekti. Ama ben öyle davranacaktım. Sanki yenmiş gibi. Sanki Ivan'a hiç kızmamış gibi. Geri çekildim ve yüzüne dokunarak duraksadım. "Senden nefret etmek istemiyorum... Canın bu kadar yanarken ben daha fazla yakmak istemiyorum. Seni sevmek, tüm acını unutturmak istiyorum." dedim ve dudağına uzandım. Dudaklarımız sertçe birbirine çarparken kollarımı boynuna dolayarak daha yakınıma çektim. Beni yatağa attı ve üzerime çıktı. Dudaklarımızın arasından nefes dahi geçmiyordu. Bu durum benim hoşuma gidiyordu. Dili ağzımın içinde dolaşırken titreyerek boynunu sıktım. Daha fazlasını istiyordum. Gömleğine uzandığımda, parmaklarımı tuttu. Kaşlarım kendiliğinden çatılırken, Ivan geri çekildi. Huzursuzlukla ona baktım." Yorgunum. "dediğinde ağzım açılıp kapandı. Sonunda sadece başımı salladım. Hayal kırıklığını saklamak için çabalarken, Ivan üzerimden kalktı ve yanıma uzandı. İlk kez beni reddetmişti. Benimle sevişmek için can atan adam beni istemişti. Sessiz düşüncelerim bana eziyet ederken Ivan beni tekrar kollarına aldı. "İyi geceler. " "Sana da." gözlerim açıktı. Yorgun değildi. Değildi. Sadece bir kere oldu diyerek kendimi rahatlatmak istiyordum ama bu artık saflıktan öte olurdu. Ne olursa olsun yarın psikoloji kitaplarını okuyacaktım. Ona yardım edecektim. Bize. Ivan yine kabuslar gördü. Yataktan kalkmak zorunda kalmıştım. Elleri sıkıca yumruk olmuştu. Büyük bedeni her iki tarafı da kaplarken, yanında olsaydım fark etmeden bana vuracaktı. Camın önünde sabaha kadar dikildim. O an hissettiğim tek şey umutsuzluktu. Belki onlar haklıydı. Belki her şey daha kötüye giderdi ve biz o zaman... Derin bir iç çektim. Sandalyeye gittim ve oturdum. Umutsuzluk içinde hapsolmak gece daha kolaydı. Sabah her şey daha basit görünecekti. Ve ben o zamanı bekleyecektim. Sadece kendimi kandıracaktım. Ivan daha kötü olmaya başlamıştı. Alnı sırılsıklamdı. Yanımda getirdiğim iğneyi çıkardım ve yavaşça batırdım. Bir bez ile alnını korkarak sildim. Hareket ediyor ve anlamsız sözler fısıldıyordu. Sonunda ilaç etkisini göstermeye başladı. Onu böyle görmek çok yorucuydu. Yanına oturdum ve parmağımı saçlarında gezdirdim. Artık her şey bitsin Ivan. Bencilim. Ama eskisi gibi olmak istiyorum. Yanında olmam seni iyileştirecek mi? Gerçekten buna inanıyor musun. *** Sabah olduğunda Ivan'a bir telefon geldi. Ivan'ın Amerika'ya gitmesi gerekecekti. İş için olduğunu söylüyordu ama her şeyden kaçmak için istiyordu. Geceleri ne yaptığının farkında değildi. Ben onun yanında olmazsam daha da kötüleşecekti. Bende onunla gidecektim. Bunu söylediğimde tepki vermedi yalnızca "Oraya tatile gitmiyorum." dedi. Israr ettim. Sonunda beni yalnız başına bırakmak istemediği için kabul etti. O beni yalnız bırakmayacaktı ve bende onu.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD