İşe geldiğimde ortalık sakindi. Akşamdan bu yana kalabalık biraz yordu; bir yandan ortam, bir yandan da geçmişin ağırlığı… İlk defa anlattığım şeyler vardı. Anlatınca rahatlamıştım açıkçası. Alaz’a gerçekten karşı koyamıyordum. Gerçekten aşk diye bir şey var mı? İnsan âşık olduğunu nasıl anlar ki? Odama geçtim. Gayet sakin bir sabahtı. Uzun zamandır işleri çok boşladım; acil toplanmam lazım. Alaz da kafamı bulandırıyor. Bugün görmem inşallah, en azından şu işler bitene kadar. Aşağıdaki odama gitmem lazım, aylık planlama zamanı gelmiş. Eda’ya rahatsız etmemelerini söyleyip indim. Onlar da bilirdi; kulaklığı takar, orada öyle çalışırdım. Aradan birkaç saat geçti, işin çoğunu halletmiştim. İşe dalmıştım, panoda düzenleme yapıyordum. Kulağımda müzik, hafiften mırıldanarak… Aniden iki kol be

