Yaklaşık dakikalardır yatakta uzanmış elimdeki reçeteye bakıp duruyordum. Nasıl olabilir diye düşünmekten kafamın içinde bir ağrı oluşurken, Rêzan odaya girip yanıma oturdu. ''Neye bakıyorsun gülüm?'' diye sorguladığında iç çekerek elimdeki reçeteyle birlikte elimi yatağa doğru bıraktım. Başımı sağa sola sallayıp öylece tavanı izlemeye devam ettim, sonuçlarda bir karışıklık olabilir miydi? ''Hiç.'' dedim sakin bir şekilde. O sıvı kanımıza karıştığında bizi sadece bayıltmakla yetmiyor, sersem hissettiriyordu. Buna rağmen nasıl olur da kanımızda yabancı bir maddeye rastlanamazdı? ''Hala o sıvıyı mı düşünüyorsun?'' ''Evet, o kadar korkuyorum ki artık her şeyden huy kapmaya başladım. Bu konağın benim evim, bu odanın bize ait olmasına rağmen kendimi güvende hissedemiyorum.'' dedim bi

