Gözlerimi Mardin'in sıcak güneşiyle aralamıştım.Gözlerimi yatakta uyuyan kocam Civan'a dalınca gözlerinin açıldığını gördüm Civan'a gülümseyerek konuştum.
"Günaydın hayatım!"
"Günaydın Mihribanım!Bugün erkencisin hayır ola bir şeymi oldu!?"
Civan'a bakarak cevap verdim.
"Civan unutun mu yoksa!?"
"Neyi yavrum!?"
"Civan bugün doktor randevum var ya!"
Civan bir anda yataktan doğrulup konuştu.
"Aa evet nasıl unuturum bugün doktor randevumuz vardı.Kusura bakma yavrum o kadar sıkı çalışıyoruz ki unutmuşum!"
"Civan gitmeyecekmiyiz!?"
Elini yanaklarıma koyarak anlımdan öpüp konuştu.
"Olurmu öyle şey yavrum!Gideceğiz tabiki hadi sen kalk hazırlan bende hemen hazır olurum!"
Yüzümde açan gülücükler ile hemen yataktan çıkarak üstümü giyinmeye başladım.Bugün tekrar gideceğiz inşallah mutlu haberlerle geri döneceğiz.
Civan daha üstünü giyinirken bende herkes uyuyoriken aşağıya indim.Salonda oturan Zelal ana kahve içiyordu.Odadan çıktığı mı görünce hemen ayağa kalkıp bana doğru gelerek konuştu.
"Hayır ola gelin hanım böyle giyinmiş nereye gidiyorsun!?"
Başım önümde bir şekilde Zelal anaya cevap verdim.
"Ana bugün çocuk için yine muayenemiz var.Hastaneye gideceğiz!"
Yüzüme bakan Zelal ana sert sesiyle kaba duruşu ile konuştu.
"Daha ne kadar boş yere gidip geliceksiniz.Anla artık Mihriban sen kısırsın!"
Zelal ananın söylediği şeyle gözlerime dolan yaşlar ile başımı kaldırıp Zelal ana ya cevap verdim.
"Ana ben kısır değilim! İnşallah Rabbim bana da bir evlat nasip eder elbet benimde herkes gibi bir payım olacak.!"
Tekrar bana cevap veren Zelal ana konuştu.
"Mihriban artık anla sen bu eve geleli altı yıl oldu altı yıl boyunca kalamadıysan bundan sonra hiç kalamayacaksın demektir!"
Yanaklarımı ıslatan yaşlarla kendimi tutamıyordum.Hala konuşmaya devam eden Zelal ana
"Sen bu aileye bir çocuk vermeyeceksin oğlumun soyunu devam ettiremeyeceksin.Çünkü sen kısırsın!"
Civan odadan çıkınca benim ağladığımı fark edip hemen nedenini sordu.
"Mihriban noldu sen niye ağlıyorsun!?"
Gözlerime bakan Zelal ana gözüyle işaret edip söylememi işaret etti.Eğer ki Civan'a anası bana kısır dedi dersem Zelal ana beni hiç düşünmeden dakikasında beni kapının önüne koyacaktı.Hızlıca gözlerimdeki yaşları sildim ve Civan'a dönerek konuştum.
"Hiç Civan anamla öyle konuşuyorduk.Gözüme bir şey kaçtı sanırım!"
Civan bana bakarak konuştu .
"Hm tamam o zaman öyle diyorsan!"
Zelal anaya dönen Civan konuştu.
"Ana babamlar sorarlarsa bizim hastaneye gittiğimizi söylersin!"
"Tamam oğlum hadi siz gidin!"
Zelal ananın arkamızdan gevelediği şeyi duymuştum.
"Gidin bakalım yine eli boş döneceksiniz!"
Zelal ana bugün bana hak etmeyeceğim şeyler söylemişti.Peki ben kısır değilsem belki oğlu kısır o da benim kısır olduğumu söylüyordu.Civan'la konaktan çıkıp hastaneye doğru ilerliyorduk.Civan yüzümün asık olduğunu görünce elini uzatarak elimi tutu ve gözlerime bakıp konuştu.
"Mihriban sen iyi misin yüzün bir solgun!?"
Civan'a dönerek konuştum.
"Civan eğer bizim bir çocuğumuz olmasa sen beni hala sevmeye devam edecek misin!?"
Civan elimi dudaklarına götürerek öptü.
"Mihribanım o nasıl söz!?"
"Civan söylediğim sorunun cevabı bu değildi!?"
"Tabiki öyle bir şey söz konusu bile değil sen benim değerlimsin.Hem ben seni çocuk için sevmiyorum ki nereden çıkardın!?"
"Civan sende baba olmayı tatmak istersin.Ve ben sana o mutluluğu o tadı veremiyorum !"
"Yavrum Allah büyüktür sıkma canını nasipte varsa olur yoksa da yapacak bir şey yok!"
Civan'ın söyledikleriyle birazda olsa moralim düzelmişti.Hastaneye gidene kadar dua ediyorum benimde bir çocuğum olsun istiyordum.Sonunda hastaneye gelebilmiştik.Civan'la beraber arabadan inip hastaneye girişimizi yapıp doktorun yanına geçtik.Doktor muayene için beni tek almıştı Civan kapıda bekliyordu.Muayeneden sonra doktora bakarak sordum.
"Doktor hanım benim bir bebeğim olacakmı!?"
Doktor bana bakarak cevap verdi.
"Üstünüzü giyinin isterseniz eşinizle beraber konuşalım!"
Doktorun söylemesiyle hemen üstümü giyinip perde arkasından çıkarak doktorun karşısına oturduk.Civan ile beraber sabırsızlıkla doktorun konuşmasını bekliyorduk.Sonunda konuşan Doktor.
"Civan bey hala bir gelişme yok yani ilaçlara devam edilecek!"
Doktor'a dönerek konuştum.
"Doktor hanım ben kısır değilim dimi lütfen bize net bir açıklama verin.Ben bir çocuğumun olmasını istiyorum!?"
"Mihriban hanım sizi anlıyorum ama daha uyguladığımız ilaç tedavilerine bir cevap veremediniz.Size net bir şey söyleyemem.Sizi ne ümitlendirmek isterim ne de ümidinizi kırmak lütfen biraz sakin olun!"
Civan bana sarılarak konuştu.
"Mihriban sakin ol canım şimdi olmadı diye hiç bir zaman olmayacak diye bir şey yok!"
Doktor tekrar konuştu.
"Siz sadece ilaçlarınızı düzenli kullanın!"
Gözlerimden akan yaşlarla Civan ile hastaneden çıktık.Kendi kendime düşününce ya Zelal ananın söyledikleri doğru çıkarsa diye çok korkuyorum. Civan ile hastaneden çıkarak direk konağa doğru ilerliyorduk.Konağın kapısını çalarak açılan kapıyla içeriye girdik.Civan içeriye girdiği gibi hemen şirkete gitmek için çantasını alıp tekrar evden çıkmıştı.Salonda kahvesini yudumlayan Zelal ana beni görünce hemen elindeki kahveyi masaya koyarak bana doğru ilerledi ve konuştu.
"Ne oldu gelin hanım yüzünden düşen bin parça!?"
Üzgün bir şekilde konuştum.
"Yok bir şey ana yol tutu sadece!"
Tam odama doğru ilerlerken arkamdan konuştu.
"Yine olmadı dimi!?"
Duyduğum şeyle hemen arakmı dönüp konuştum.
"Olucak ana inşallah olucak!"
"Mihriban sen kısırsın hiç bir zaman çocuğun olmayacak!"
Arkamı dönerek konuşan kadını duymamazlıktan gelip odama geçtim.Yatağa yığılarak hüngür hüngür ağlamaya başladım dizlerimi karnıma doğru çekerek elimi karnıma koyup ağlamaya devam ediyordum.