(Eslem Berzan devamı) Mirhan Özel odaya alındıktan sonra Asmin’in gözlerindeki çekingen ifadeyi fark ettim. “Ee şey, Mirhan Bey, babamı arayabilir misiniz?” dedi ince bir sesle. Kaşlarımı hafifçe kaldırıp ona döndüm. “Ne için?” diye sordum. Gözlerini kaçırdı, parmaklarını battaniyenin kenarında gezdirerek konuştu. “Biraz acıktım da…” Bu söz üzerine kısa bir sessizlik oldu. “Acıktın mı?” dedim şaşkınlıkla. Başını sallayıp, mahcup bir şekilde gülümsedi. “Evet. Sanki on yıldır yemek yememişim gibi hissediyorum.” Sanki o anda kansızlığının etkisi yüzünden o zayıf, bitkin halinden sıyrılmış, eski Asmin’in hafif neşesi yüzünde belirmişti. Biraz dalga geçer gibi konuştum: “Ne seversin peki?” “Sarma, içli köfte severim.” dedi, sesinde hafif bir çekinme vardı ama söylediklerini açıkça dile

