Azer POV Dudağımdaki sızı sabahın o dondurucu ayazında alev alev yanıyordu. Parmağımın ucuyla kanı silip o kırmızı lekeye baktığımda, genzime dolan metalik tat bana acıyı değil, Hazan’ın o dizginlenemez, yırtıcı hırsını hatırlattı. Arabanın lastik çığlıkları sokakta yankılanıp giderken, sabahın ilk ışıkları altında süzülen egzoz dumanının ardında bıraktığı boşluğa saplanıp kaldım. Gözlerimi kapattığım an, zaman geriye aktı; dudaklarımın onun dudaklarına kenetlendiği, teninin tenime çarptığı o alev alev ana döndüm. O çırpınış, o yırtıcı karşı koyuş... Bedeninin benden kaçmak için yırtınırken, hırsımın ve tutkumun altında nasıl çaresizce diz çöktüğü zihnimi yakıyordu. Dudaklarının arasından kaçan o kesik, sıcak nefes hâlâ boynumda geziniyordu sanki. Beni bir vahşi hayvan gibi ısırdığı ank

