bc

KADİM KRALİÇE (+30)

book_age18+
474
FOLLOW
4.3K
READ
revenge
dark
reincarnation/transmigration
age gap
shifter
curse
prince
drama
tragedy
sweet
bxg
serious
kicking
mythology
pack
magical world
another world
superpower
dragons
dystopian
love at the first sight
addiction
like
intro-logo
Blurb

"Bir insanın kanı, bir ejderhanın ateşini söndürebilir miydi? Yoksa o ateşi yakıcı bir felakete mi dönüştürürdü?"

Kanlı Ay’ın fırtınalı gecesinde, iki dünya arasındaki mühürler bir daha kapanmamak üzere yarıldı. İhanetle sürülen tekinsiz bir varis, intikamının bedelini ödemek üzere fani dünyanın çamuruna düştü.

Vespera, karanlığın içinden çekip çıkardığı adamın şah damarına dokunduğu an, kendi ruhuna kazınmış laneti uyandırdığından habersizdi. Tenlerinde çakan semboller ve kehribar gözlerin yakıcı bakışı, kaçışı olmayan karanlık bir tutkunun ilk kıvılcımıydı.

Mühür kırıldı. Gümüş ışıklar karanlığı yardı.

Sınırların yıkıldığı distopik bir dünyada, intikam ve arzu birbirine dolanırken geçit kapanmadan yanıtlanması gereken tek bir soru var: Kim kurban, kim kraliçe?

chap-preview
Free preview
KAN VE FIRTINA
Ateş Klanı’nın kadim kalesini saran duman, o gece her zamankinden daha ağırdı. Yüksek kulelerin üzerinden yükselen lav kokusu, havayı geniz yakan bir sıcaklıkla dolduruyordu. Ancak Kaziel için tehlike kokusu, lavın sıcaklığından çok daha keskindi. Siyah ve kırmızı pulların gölgesinde büyümüş, Ateş Tahtı’nın yüz yaşındaki varisi Kaziel, etrafını saran altı zırhlı silüete baktı. Hepsi de klanın kendi muhafızları, çocukluğundan beri tanıdığı yüzlerdi. Fakat ellerinde tuttukları kılıçlar, Ateş Klanı’nın şerefli çeliğinden yapılmamıştı. Kılıçların üzerinde, ejderha kanını zehirleyen karanlık büyünün morumsu parıltısı dolaşıyordu. "İhanetin bedelini biliyorsunuz," dedi Kaziel. Sesi, kayaların birbirine sürtünmesinden farksız, soğuk ve tekinsizdi. "Taht senin gibi bir acımasıza kalmayacak, Varis," diye mırıldandı muhafızların başındaki adam. Kılıcını kaldırdı. "Babanın da sonu seninle aynı olacak." Kaziel daha adam sözünü bitirmeden harekete geçti. İçindeki ejderhayı serbest bırakmak, devasa kanatlarını açıp alandaki herkesi kül etmek istedi. Ancak ilk hamlesinde sırtına saplanan zehirli hancer, damarlarındaki ateşi bir anda dondurdu. Göğsünü yırtan hırıltıyla dizlerinin üstüne çöktü. Kanı, siyah mermere aktığı an cızırdayarak dumanlar çıkarıyordu. Izdırap gözlerini karartsa da Kaziel pes edecek biri değildi. Yırtıcı bir refleksle ayağa kalktı, kendi çeliğini kınından çekip üzerine gelen ilk iki saldırganın boğazını tek bir hamlede biçti. İhanetin soğukluğu, kalbindeki ateşi söndürmeye yetmemişti. Ancak vücuduna yayılan zehir, görüşünü bulandırıyor, kaslarını kilitliyordu. Kazanması imkânsızdı. Başını yukarı kaldırdığında, dumanların arasından süzülen gökyüzünü gördü. Gökyüzünde kızıl bir çember gibi parıldayan Kanlı Ay duruyordu. İki dünya arasındaki görünmez duvarın, yüzyıllar sonra ilk kez inceleceği o ender an gelmişti. Kaziel, kapının sadece birkaç gün boyunca açık kalacağını biliyordu. Eğer burada kalırsa ölecekti. Eğer o kapıdan geçerse, tanımadığı bir fani dünyada kapana kısılacaktı. Ama yaşayacaktı. Kaziel son gücünü topladı. İki muhafızı daha savuşturup kendisini kayalığın kenarına, kadim mühür taşlarının olduğu sınıra attı. Zehirli kanı, toprağa gömülü siyah taşların üzerine döküldüğü an gökyüzünde sağır edici bir gürleme koptu. Taşların arasında kızıl, yırtık bir yarık belirdi. Muhafızlar dehşetle geri çekilirken, Kaziel arkasına bakmadan kendisini o karanlık, kızıl yarığın içine bıraktı. Geçit, onun bedenini yuttuğu saniyede devasa bir patlamayla kapandı ve geriye sadece yanık kokusu kaldı. İnsan Dünyası — Fırtınalı Gece Fırtına, kasabanın ıssız dağ yolunu adeta dövüyordu. Sağanak yağmur arabanın ön camına vururken, sileceklerin hızı bile yolu görmeye yetmiyordu. Vespera, direksiyonu iki eliyle sıkıca kavramıştı. Hastanedeki otuz altı saatlik kesintisiz ameliyat vardiyasından yeni çıkmıştı ve zihni yorgunluktan uyuşmuş durumdaydı. Bir an önce evine varıp uyumaktan başka hiçbir şey düşünmüyordu. Tam virajı dönerken, arabanın uzun farları yol kenarındaki çamurlu hendekte yatan devasa bir silüeti aydınlattı. Vespera bir an gözlerini kırpıştırdı. İllüzyon gördüğünü sandı. Ancak fren basıp arabayı kaydırarak durdurduğunda, yol kenarında gerçekten bir insanın yattığını fark etti. "Kahretsin..." diye mırıldandı. Tıbbi refleksleri, yorgunluğuna galip geldi. Arabanın torpido gözünden acil yardım çantasını kaptığı gibi şiddetli yağmurun altına fırladı. Çamura batarak adama doğru koştu. Yaklaştıkça gördüğü manzara Vespera'nın nefesini kesti. Yerde yatan adam, hayatında gördüğü en iri, en kusursuz ama aynı zamanda en tekinsiz hatlara sahip erkeğe aitti. Üzerindeki garip, koyu renkli zırh benzeri kıyafetler parçalanmıştı. Ve en tuhafı... Adamın yaralarından akan kan, yağmur suyuna karıştığında hafif bir duman çıkarıyor, garip bir sıcaklık yayıyordu. "Hey! Beni duyabiliyor musun?" Vespera adamın yanına diz çöktü. İçgüdüsel olarak nabzını kontrol etmek için elini adamın boynundaki şah damarına bastırdı. O an, sanki geceye bir yıldırım düştü. Vespera’nın parmakları Kaziel’in tenine dokunduğu salisede, Kaziel’in göğsünde ve kolunda altın rengi, alev gibi parıldayan karmaşık semboller çakarak uyandı. Kaziel, bilinci tamamen kapalı olmasına rağmen bir anda gözlerini açtı. Göz bebekleri bir insanınki gibi değildi; kehribar sarısı, yırtıcı bir ejderhanın gözleri gibi dikey bir yarıktan ibaretti. Vespera neye uğradığını şaşırarak geriye doğru sıçradı. Kalbi göğsünü delecek gibi çarpmaya başladı. Kaziel, bilincini zorlukla toplayarak başını kaldırdı. Zehir vücudunu yakıyordu ama hemen tepesinde duran, yağmurdan ıslanmış kadına baktığı an, ruhunun derinliklerinde yüz yıldır uyuyan devasa bir bağın koptuğunu hissetti. Ruh eşi karşısındaydı. Ama Kaziel’in zihni bu mucizeyi idrak edemeden, zehrin ve yorgunluğun ağırlığına yenik düştü. Gözleri tekrar kapandı ve başı çamura doğru düştü. Vespera, fırtınanın ortasında, ne olduğunu anlayamadığı bu yabancı ve onun göğsünde sönmeye başlayan o garip ışıkla baş başa kalmıştı. &&& Vespera, çamurun içinde bilinci kapalı yatan adama bakarken kalbinin ritmi hâlâ düzelmemişti. Parçalanmış zırhın altındaki devasa göğüs kafesi düzensizce kalkıp iniyor, teninden yayılan o garip, geniz yakan sıcaklık yağmur damlalarını buharlaştırıyordu. Mantığı "Bırak ve kaç," diye bağırıyordu. Adam tekinsizdi, tehlikeliydi ve vücudundaki kesikler normal bir insana ait olamayacak kadar çabuk, cızırdayarak kapanmaya çalışıyordu. Ama Vespera'nın parmak uçlarında hâlâ o ilk dokunuşun yakıcı izi vardı. Adamın kehribar gözleri kapanmadan önce ruhuna saplanan o bakış, içindeki tüm savunma mekanizmalarını felç etmişti. "Tanrım, ne yapıyorum ben?" Vespera adamın kolunu kendi boynuna doladı. Kaziel’in kütlesi inanılmaz ağırdı; sırf kas ve sıcaklıktan ibaret bir kütle gibiydi. Nefesi Vespera'nın boynuna çarptıkça, genç kadının omurgasından aşağı doğru yakıcı bir ürperme yayıldı. Bu sadece fiziksel bir ağırlık değildi; adamın varlığı ortamdaki havayı ağırlaştırıyor, insanı teslim olmaya zorlayan baskın bir aura yayıyordu. Zorlukla da olsa onu arabanın arka koltuğuna taşımayı başardı. Kaziel koltuğa uzandığında, kapalı mekânda onun o ağır, baskın kokusu tüm arabayı kapladı. Yanık ahşap, karanlık ve tehlikeli bir erkek kokusu. Vespera direksiyona geçtiğinde ellerinin titrediğini fark etti. Aynadan arka koltukta yatan silüete baktı. Adamın göğsündeki o garip semboller sönmüştü ama Vespera’nın kendi köprücük kemiğinin hemen altında, derisinin altında hafif bir karıncalanma ve ateş hissi başlamıştı. Arabayı kendi ıssız dağ evine doğru sürerken, fırtınanın sesi dışarıda uğuldamaya devam ediyordu. Vespera o gece evine sadece yaralı bir adamı değil, bütün dünyasını yakıp yıkacak karanlık bir tutkuyu taşıdığının henüz farkında değildi.

editor-pick
Dreame-Editor's pick

bc

LUCIFER

read
6.1K
bc

Derinden gelen şehvet

read
31.6K
bc

ACIMASIZ SEVDALI 🔥

read
34.7K
bc

ZEMHERİ Midyat'ın Çirkin Gelini +18

read
287.2K
bc

İstanbul’lu gelin

read
18.0K
bc

İntikamın Bedeli; Esir Kız

read
3.6K
bc

MELEZLER

read
1.6K

Scan code to download app

download_iosApp Store
google icon
Google Play
Facebook