3

1172 Words
Her yeni gün yeni bir başlangıç diyorlardı, gözlerimi araladığımda nedensizce aklımdan bu geçiyordu. 22 yıldır baktığım tavana yeniden bakıp ona da günaydın dedim içimden. Bugün yeni bir başlangıç mıydı yani? Yatakta doğrulurken saçlarımı karıştırdım, kaç gündür doğru düzgün ağlamadan uyumuyordum ben? İlk kez deliksiz uyumak iyi gelmişti. Kafamı kaldırıp duvarda asılı fotoğraflarda gözümü gezdirdim, hepsini onunla çekmiştik. Efeyle. Efe... Benim kalbimin tamamını dolduran canım sevgilim. Artık aitlik ekini kullanamayacağım adam. Derin bir nefes alıp başımı cama çevirdim. Hava yavaş yavaş aydınlanıyordu, saat erken olmalıydı. Ayaklarımı yataktan sarkıtıp esnedim, nedensizce kafamın içinde dolaşan şarkıyı mırıldanarak ayağa kalktım. Tavşanlı pandıflarımı giyip elimi yüzümü yıkadım, bir yandan şarkıyı mırıldanıyordum. Sen bedenim oldun, ruhum oldun Karanlık gecemde güneş oldun Ben önümü bile göremezken Beni düştüğüm yerden doğrulttun Mutfaktan gelen sesleri duyunca odama girmek yerine aşağı inip mutfağa doğru yürüdüm. Şimdiyse bitti diyorsun Gerçekten, bırakıp gidiyor musun? Sen ilk öptüğüm, dokunduğum Hakkında durmadan hayaller kurduğum Ben aşk denen o ünlü kelimenin Sözlük anlamını senin kollarında buldum Şimdiyse bitti diyorsun Öylece, bırakıp gidiyor musun? Dur, çıkma hayatımdan Hayır inanmam, bu kötü bir şaka Dur, konuşsaydık iki dakika Sen de biliyorsun, halledebilir, halledebilir Halledebilir, halledebilirdik Üstü sen len gilibirdik Bak, iki damla gözyaşı daha Süzülüyor senin için yanaklarımdan Ah, anlamıyorum nasıl bir şey bu Nasıl da hastalıklı bir duygu Zaman bile gücünü yettiremez buna Hatırlarım hala, bilirim daim olduğunu Dur, çıkma hayatımdan Hayır inanmam, bu kötü bir şaka Dur, konuşsaydık iki dakika Sen de biliyorsun, halledebilir, halledebilir Halledebilir, halledebilirdik Deniz 3 Babam kahvaltı hazırlanıyordu. Kapı eşiğine yaslanıp "Günaydın," dediğimde bana dönüp gülümsedi. "Günaydın Deniz." Sonra tavayı ocağın üzerine koyup altını yaktı. Omlet yapıyordu, patatesleri de kızartmaya koyacaktı. "Sen patates kızartması sevmiyorsun diye omlet yapıyorum." Gülümsedim. "Teşekkür ederim baba." Esnedim, esnediğimi görünce önce o da esnedi, arkasından manalı bakışlarını gözlerime dikti. "Sen sabahları erken çıkardın? Ne oldu?" İşe erken gitmediğim günler Efe yle buluşur kahvaltı yapardık, bazen ben gece onun evinde kalırdım, eve geç geldiğimi ve sabah erken çıktığımı söyleyip geçiştirirdim. Annem de babam da çalıştığı için çok erken yatıyorlardı, o yüzden bu durumu pek yadırgamazlardı. "Bugün sizinle kahvaltı yapmak istedim," diye geçiştirdim. Tabii ki inanmadı ama en azından üstelemedi de. Efe yle birlikte olduğumuzu biliyordu, zaten saklamak imkansız gibiydi ama bana bildiğiyle ilgili küçük imalarda bulunmak dışında bir şey söylememişti. Annem ona Efe nin fotoğrafını gösterdiğinde hiç sevmemişti, gerçi kimi gösterirse göstersin sevmezdi ya neyse. "Gel yardım et o zaman." "Ovv," kaşlarım hemen çatılmıştı. "Benim hazırlanmam lazım, işe geç kalacağım." "Mızıkçılık yapma!" dediğinde gülerek merdivenlere yürüdüm. "Görüşürüzzz," Babam katı kuralları olan ama genelde bana ayak uyduran biriydi. Kararlarıma saygı gösterirdi. Her zaman desteklerini omzumda hissettim. Annem ise çok daha fazla katı kuralları olan Ben genelde babamın aksini sinirli biriydi ama ne olursa olsun beni sevgiyle büyüttüler. Hazırlandım, hayattan hiçbir beklentisi olmayan birine dönüştüğüm için kendimi güzel görmek gibi de beklentilerim yoktu. Her zaman istediğim, sevdiğim makyajı bile artık yapmıyordum. Resmen Efe kendiyle birlikte hayattaki tüm enerjimi de alıp götürmüştü. Derin bir nefes alıp aynadaki yansımama baktım. Herkes gibiydim, herkesten hiçbir farkım yoktu. Sessizce aşağı indim, şarkı hâlâ dilimdeydi. Üstesinden gelebilirdik Dur, çıkma hayatımdan Hayır inanmam, bu kötü bir şaka Dur, konuşsaydık iki dakika Sen de biliyorsun, halledebilir, halledebilir Halledebilir, halledebilirdik Halledebilirdik, halledebilirdik, halledebilirdik Üstesinden gelebilirdik. Sabah uyandığımda günlerden sonra ilk kez gülümseye bilmiştim ama aynadaki yansımama baktığımda bunu da kaybettim. Aşağı indiğimde babam çoktan sofrayı kurmuştu, annem de esneyerek masaya geldi. "günaydın" İkimiz de ona günaydın dedik sonra hep birlikte sessizlik içinde kahvaltı yaptık. Hem sabahın mahmurluğu hem de benim modunun düşüklüğü buna sebep olmuştu. Sen iyi misin Deniz" dedi babam başımı sallamakla yetindim. "İyiyim yorgunum sadece," sonra başımı kaldırdım annemle göz göze geldik. Bana kısa ama her şeyi anlatan bir bakış attı şiş gözlerimin sebebinin uykusuzluk olmadığını biliyordu. "Size afiyet olsun, ellerine sağlık baba." diyerek sofradan kalktım. "Hiçbir şey yemedin ki omletini bile bitiremedin" dedi babam, gülümsedim. samimiyetten uzak bir gülümsemeyle "Doydum ayrıca geç kalıyorum." dediğimde babamda ayaklandı. "Bugün seni ben bırakayım." Omuz silktim. "Olur." Aşağı inip arabaya giderken sessizdik. Yola çıktığımızda da bir süre bu sessizliği koruduk. Sonra babam bozdu. "Annenle tanışmadan önce," dedi gayet ciddi bir ses tonuyla. Gözünü yoldan ayırmıyordu. Cama yasladığım başımı hafifçe ona çevirdim. "Hayatımda biri vardı." Tüylerim diken diken oldu ama tepkisiz kaldım. "Onun gerçek sevgi olduğunu düşünüyordum. Birlikte çok güzel zamanlar geçirdik. Önüm sağım solum o olmuştu. Mutluydum, aşıktım, bu mutluluk sonsuza kadar sürecek sanıyordum." Güldü. "Öyle bir inanmıştım ki buna, hiç bitmeyecek gibiydi." Kaşlarım çatıldı, bunları dinlemek istemiyordum. "Bunu bana neden anlatıyorsun baba?" Kaşlarını kaldırıp "Devam edebilir miyim?" dediğinde sessiz kaldım. Bu evet demekti. "Sonra yollarımız ayrıldı. Yalan söylemeyeceğim Deniz. Gerçekten sancılı ve zor bir dönemli hatta belki de hayatımın en zor dönemlerinden birini geçirdim. Hayattaki tüm amacımı kaybetmiş gibiydim Tüm hayallerim planladığım tüm geleceğim yerle bir olmuştu ondan başka hiçbir şeyi düşünemiyor yemek yemiyor hatta nefes alamıyormuşum gibi hissediyordum. " İç çekti. Gözleri gülüyordu. "Her şey bitti diye düşündüm, hayatım geçmişim ve geleceğim birden bire çöp olmuştu... Geçirdiğim vakit birlikte geçirdiğimiz onca an öyle boş gereksiz ve samimiyetsiz geliyordu ki önce inkar ettim. Gelecek diye bekledim." Güldü. " bana dönecekti ve biz yeniden çok mutlu olacaktık. İlk başlarda geri dönerse affetmem diye ahkam kesiyordum. Zaman geçtikçe keşke dönse, dönse de her şeyi unutup vazgeçsem yeniden birlikte olsak diye düşündüm... sonra bu da geçti, ona kızmaya başladım. beni bırakıp gittiği için onu suçluyordum. sonra bir süre de kendimi suçladım beni bırakıp gitmesinin sebebi bendim..." Kırmızı ışıkta durdu, sonra dönüp bana kısa bir bakış attı. "Çok zaman geçti üstünden. Ben diyeyim bir, sen de iki yıl. " Yeşil ışık yandı, tekrar yola koyulduk. "Biriyle tanıştım, tüm inancımı kaybetmişken biri girdi hayatıma...en iyi arkadaşım oldu, sırdaşım oldu. Sevgi dediğim şeyin aslında çocukluktan ibaret olduğunu gösterdi bana. çünkü sevgi acıtmazdı, sevgi kanatmazdı. Sevgi bitmezdi ve en önemlisi Sevgi beraberinde saygıyı da getirmeliydi. " Annemden bahsediyordu. "Onunla evlendim, bu evliliğin getirdiği en güzel şey de sensin." Gülümsedi, gülümsedim. " Şimdi gelelim senin soruna hiç bitmeyecekmiş gibi hissettiğin hayatının boşluğa sürüklendiğini düşündüğün bu acı var ya," elini elimin üzerine koyup "Geçecek," dedi. Gözlerimin dolmasını ve ardından akmalarını engelleyemedim. "Sevgi kanatmaz kızım, sevgi bırakıp gitmez. Sevgi oradadır, hep seninledir. Sevgi seni mutlu eder. Sana acı vermez." Tuttuğu elimi hafifçe sıktı. "İlla hayatına başka biri gelip sana öğretecek demiyorum tabii ki. Beni yanlış anlama. " Arabayı gösterim merkezinin önünde durdurdu. "Sadece bunun sevgi olmadığını anlayacaksın diyorum. Ve o gün geldiğinde bu sırtına kambur olan acıdan kurtulacaksın. " Uzanıp bana sarıldı. Ben de ağlamaya devam ettim. "Çok canım yanıyor," dedim anneme dediğim gibi. "Biliyorum, yanacak." Geçecek dememişti. "Zamanla azalacak. Sonra alışacaksın. Sonra da geçecek. Ama birden olmaz, duygularını bastırma Denizim. Yaşa, üzülmen gerekiyorsa üzül. Ama geçmeyeceğini düşünme. Hep geçeceğine inan." Gülümseyip onun yanağından öptüm. "Teşekkür ederim." "Kolay gelsin güzelim." Arabadan inip ona el salladım, o da gitti. İçimin ferahladığını hissetmiştim. Sanki içimdeki o dev kara bulutun bir kısmı dağılmış gibiydi. Başımı gökyüzüne kaldırıp çok sevdiğim bulutlara baktım. Sonra da jer şeye inat derin bir nefes çektim içime. Ne olursa olsun, yaşamak güzeldi. Gökyüzüne bakmayı bırakıp kapıys döndüm. Ve Aras, oradaydı. Öylece durmuş bana bakıyordu, ön yargılarımı yıkıp ona gülümsedim. O da bana gülümsedi, sonra yavaş adımlarla içeriye girdim.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD