12

319 Words
Hissizim şimdi. Bir yanımda kaybetmeye başladıklarımın sessizliği, diğer yanımda kazanmaya çalıştıklarımın hikayesi. Sessizlik en zor anlarda kurtuluşumken aynı zamanda söyleyemediklerimin birbirine dolanarak dönüştüğü iple beni boğmaya çalışması şimdi. Bir insan ne olduğunu bilmeden ilerleyebilir mi? " En zor fırtınalar da gelir geçer." Demişti bir keresinde bir öğretmenimiz. "Mühim olan , ayakta kalabilmek. " Hayır, mühim olan ayakta kalanlarla devam edebilmek. Hiçbir şey aynı değil ki. Kalbimde atmıyor cümleleri. Onun kalbi benim Istanbul'umken , en sevdiğim şehri nasıl terk ederim şimdi? Bir elimde kalp kırıklıklarım, bir elimde umutlarımı tutuyorum şimdi. O kadar zorki taşıması. Pes edersem umutlarım gürültü olur kafamın içinde. Kalp kırıklıklarımın yansımasından kendimi görmeye dayanamam bir kez daha. Kahkaha atmaya aşık bir kızı gülümsemekten soğutan adam. O kadın kelimelere, cümlelere tek tek işlemişken seni, silmedi o cümleleri. Silemedi ama karaladı. Buruşturamadı ama parçaladı. Yine de içinden atamadı. Kalemini defterin üzerine bıraktı ve hızla ayağa kalkarak koşar adım biricik Sevda'sının yanına gitti. Uyanmıştı ve büyük ihtimalle beşiğinde oturmuş gözlerini ovalıyordu. "Geldim Sevda'm. Ağlama." diyordu bir yandan. Odaya girdiğinde cam açıktı ve soğuk hava odayı doldurmuştu. Kaskatı kesildi kadın. Eve biri girmişti. Kızının yanına gidip onu kontrol etti. Bir yerinde iz yoktu. Derin bir nefes verirken kalp atışlarının normale döndüğünü hissetti. Etrafı gözleriyle ararken yatağın üstündeki kart dikkatini çekti. Temkinli adımlarla yatağa yaklaşıp kağıdı eline aldı ve içinde yazan büyük harflerle yazılmış yazıyı okudu. "Bebeğin çok güzel. Ama keşke kaderide güzel olsaydı. Kulağına daha şimdiden nasıl bir oyunun içine düştüğünü fısıldadım. Kaderi seninkinden daha beter olacak. " İçi titredi. Korktu. O minicik surete çevirdi bakışlarını. Daha 1 yaşındaydı. Daha doğmadan önce o iğrenç kader pislik insanlar tarafından planlanmıştı ve şimdi, daha 1 yaşında bir bebeğe yazdıkları kaderi oynuyorlardı. Sevda'sını kucağına aldı ve sıkı sıkıya sarılı vaziyette yere çöktü. Ağladı. Kızının kaderine ağladı. Yaşayacaklarına ağladı. Koruyamayacağından korktuğu için ağladı. Ama ne kadar ağlarsa ağlasın o kader bir kere yazılmıştı ve biliyordu ki kendi peşini bırakmadığı gibi kızının peşinide bırakmayacaktı. Kitaptan alıntı
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD