4

1004 Words
"Bugün çalışmalar başlıyor, aman Allahım... Çok korkuyorum." Cemre'ye gülerek bakıyorduk. Kostümleri üzerine tutup deniyormuş gibi yapıyor, bir o tarafa bir bu tarafa dönüp duruyordu. Emir o böyle dolanırken elindeki evrakları sıraya koymaya çalışıyordu bugün onun işinin en yoğun olduğu günlerden biriydi çünkü asıl dekor sahne ve mekan planlamaları haftalık program bugün yapılacaktı. Ve Emir tek başınaydı. Ağlayarak evraklarla uğraşmaya devam etti. Ben de gelecek diğer oyuncu bekliyordum, bu ay ki senaryo gerçekten çok güzeldi, güzel bir iş çıkacaktı. Cemre çok şanslıydı, şimdiden ajanslarla görüşmeleri başlamıştı. şu an bulunduğu ajanstan çok memnun olmadığı için o da kafasına yatan ilk ajansla anlaşma yapacaktı. Telefonum çalınca irkildim. Uzun zamandır çalmıyordu. sonra kendi söylediğime Göz devirdim, hayatım efe'den ibaretmiş gibi davranmak feminist damarlarıma dokunuyordu. Telefonu çıkartırken kalbim istemsizce hızlanmıştı, onun arayabilme ihtimali bile benim bu hale mi sokacaktı yani? Bu hep böyle mi kalacaktı? Arayan tabii ki o değildi, Murat Bey arıyordu kendisi bugün buraya gelmemişti çünkü. "Efendim Murat Bey ?" sesi telaşlıydı. " Deniz odamdaki barkodları kostüm firmasından gelen görevlilere teslim etmeyi unutma." Gözlerimi delirsem de ona belli etmedim. "Tamam Murat Bey" Telefonu kapatıp Emir in açtığı şarkıya eşlik etmeye çalıştım. Bu şarkı ennnn sevdiklerimdendi ve bu bitmeden Murat abinin dediği hiçbir şeyi yapmayacaktım. Güldüm, iş sevgim ne güzeldi değil mi? Hep aklımdasın orda mısın "Bakalım burada neler var..." Kostümleri karıştırıp oyun için uygun olanlar ayrılmış mı diye kontrol ettim. Emir ve Cemre çalan başka bir şarkıya eşlik etmeye devam ediyorlardı. O an ortam o kadar keyifliydi ki bırakıp gitmek istemiyordum ama Murat bey in bahsettiği adamlar gelmek üzere olmalıydılar. "Provaya geç kalma!" kapının kulbunu aşağı çekerken Emir e kısa bir bakış atıp "Tamamm" diye bağırdım. İlk provalarına geç kalmam kötü olurdu. Koşarak asansörün oraya gittim, ama her zamanki gibi asansör en üst kattaydı ve duracak gibi gözükmüyordu. Mecburen merdivenlere doğru yürüdüm buna tabana kuvvet deniyordu. Merdivenleri üçer beşer çıkıp Murat Bey'in odasının önüne geldiğimde Aras oradaydı gergin gözüküyordu. Şu kapıyı açabilir misin Bir an önce diye beni ters dediğinde onu anlayamadığı mı belli eden garip bir bakış attım. "Anlamadım?" Of layarak elimdeki anahtarı aldı ve kapıyı kendisi açtı sonra da hızlı adımlarla masaya gidip masanın üzerinde duran evraklardan birkaç tanesini eline aldı. Bunlar bana ait Sonra da bana hiçbir şey söylemeden kapıyı çekip çıktı. Odanın ortasında öylece kalakaldım. Bu neydi şimdi? Omuz silkip arası yine boş vermeye karar verdim O düşünmemi hak eden biri değildi sonuçta. Onu neredeyse hiç tanımıyordum ama onun hakkında çok keskin yargılarım vardı yakışıklılığı ve ünlü oluşu egosunu çok büyük tatmin ediyor olmalıydı hareketleri bana yalnızca bunu anımsatıyordu çünkü. Kapa tıklatıldığında saçlarımı düzeltip Murat Bey'in koltuğuna oturdum. Girin Kapı sonuna kadar açılıp takım elbiseli iki adam içeriye girdiğinde ayağa kalkıp okalaşmak için ellerimi onlara uzattım ikisi de güler yüzle elimi sıkıp oturdular. Hoş geldiniz ne içersiniz? Takım elbiseli beyefendi lerden biri teşekkür ederiz diyerek sözümü kesti. Çok kalmayacağız Murat Bey'in evraklarını almaya geldik Deniz hanım. Başıma anladığıma belli eder bir şekilde aşağı yukarı sallayıp masanın üzerinde duran evrakları onlara verdim. Evrakları alıp bir süre karıştırdı ardından bana hiç hoş olmayan bir şekilde bakıp bu evraklar eksik dediğinde ne dediğini anlamam birkaç dakika sürdü çok kızgın bakıyordu Hayır dedim evraklar eksik değil tam olarak istediğiniz gibi. Burada Aras beyin bilgileri yok. Anında jeton düşmüştü arasın kendi evraklarını aldığını daha yeni anlamıştım anında gerildim nedense birdenbire ellerim buz tutmuştu Ya dedim hiç bilmiyormuş gibi Orada olmalıydılar Murat bey hepsini hazırladığını söyledi. Adının Enes olduğunu öğrendiğim beyefendi yüzündeki kızgın ifadeyi silmişti. O zaman Murat bey'i arayıp evrakları tamamlamasını söylemeliyiz dediğinde ima ettiği şey artık harekete geçmem olmuştu. Arasın bir şeyler sakladığı çok belliydi ve Murat Bey'in bunu bilmediği de aynı şekilde. Arası ele vermek istemedim kaçtığı ya da sakladığı her neyse onun için önemli olmalıydı Murat bey'i arıyormuş gibi yapıp telefondan hemen ara saralım ilk çalıştı açtı merhaba Murat Bey dedim sesimi daha da inceltip bu tavrından anlaması gerektiğini düşünüyordum hiç ses çıkarmadı. Sanırım evrakları eksik hazırlamış sınız Aras Bulut'un evraklarını bulamıyorum burada değiller. Karşıdan hala ses yoktu Şirketten gelen beyefendiler eksik evrakları bekliyorlar dedim artık bunu anlamalıydı. Onları gönder dedi kısık sesle elim imkanı varmış gibi daha da solmuştu ne yap et onları gönder Deniz. İmkansız dedim sesimdeki kokuyu saklamaya çalışıyordum Enes bey buraya kadar gelmiş eksik evraklarla onu göndermem doğru olmaz Murat Bey. Ben böyle söylerken onlar gözlerini dikmiş bana bakıyorlardı ikisininde gözlerindeki gerginlik saklayacak ları kadar fazlaydı. Ben sana şimdi mailden bazı evraklar atacağım sana evrakları bastırıp arasın diye onlara ver onları bir süre oyalar. Tamam Telefonu suratına kapatıp Enes bey'e döndüm Bize de biraz bekleteceğim mail den gönderecekmiş. Hiçbir şey demeden beklemeye devam ettiklerinde mailime bildirim gelmesini bekliyordum birkaç dakika içinde geldi bilgilere bakıp hemen yazdırdım ve diğer evrakların arasında koyup ellerine verdim Kusura bakmayın beklettim dediğimde yapmacık bir şekilde gülümsediler asıl siz kusura bakmayın size bu kadar rahatsız ettik Ben de onlara samimiyetsiz bir görüş gönderip kapıdan çıkmalarını bekledim kapıyı arkalarından kapatıp derin bir nefes verdim bacaklarımdaki bağ çözülmüş gibiydi duvara yaslanıp derin bir nefes aldım Neler oluyordu böyle Aras bana anlatmak zorundaydı hem de hemen Özyeğin aradığımda bu sefer biraz uzun çağırmıştı mama açmıştı ne oluyor Aras bu adamlar kim neden evraklarını aldın? Seni daha sonra arayacağım Telefonu yüzüme kapandığında imkanı varmış gibi daha da gerildim hem onun pisliğini öpmüştüm hem de telefonu suratıma kapatarak mı teşekkür ediyordu yani Telefonu elimin içinde öyle güçlü sıktım ki kırılacaksın lan korktum az önce hayatımın hiçbir yerinde olmayan birinin arkasını temizlemek zorunda kalmıştım hiç tanımadığın insanlara yalan söylemek zorunda kalmıştım umarım mantıklı bir açıklaması vardı. Oflayarak kapıyı kilitleyip dışarıya çıktım gemilerin burası başlamak üzereydi asansöre doğru birkaç adım atmıştım ki aniden durdum sonra gerisin geri odaya döndüm kapıyı açtım arkadan kilitleyip Murat Bey in masasına geçtim O evraklar Murat Bey'in bilgisayarından çıktığına göre arasın sakladığı bilgiler hala oradaydı Bu sayede neyi sakladığını öğrenebilirdim. Hemen oyuncu belgelerini açıp arasın isminin üzerine tıkladım burada normal bilgileri yazıyordu doğum tarihi yaşı yaşadığı yer babasının ve dedesinin.... Dedesinin? Dedesinin adının burada ne işi vardı başımı iki yana sallayıp belki de evrakları vermek istemesinin sebebi nin yaşadığı yerin yani açık adresinin yazılı olmasıdır diye düşünerek ekranı kapattım.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD