Tam konaktan çıkmak üzereydim. Bahçedeki merdivenleri inerken telefonum cebimde titredi. Ekranda onun adı yazıyordu. Parmaklarımın ucunda bir sıcaklık hissettim. O ismin bende böyle bir etki yaratması hâlâ şaşırtıcıydı. Açtım. “Efendim,” dedim. “Seni merak ettim.” “Seni özledim,” dedim. Sesini duyduğum anda içim aydınlandı. “Neredesin Aslan?” “Konağa uğradım,” dedim. İçimde bir şey, onun ‘neden’ diye sormasını bekledi. Sormadı. “Ben de yoldayım. Birazdan geliyorum,” dedi. Yüzümde fark etmeden oluşan gülümsemeyi bastıramadım. Gözlerim kapıya çevrildi. O geldiğinde burada olmak istedim. Bahçeyi onun adımlarına hazırlamak istedim. “Ee… konağa mı geliyorsun yani?” “Evet.” “O zaman ben de kalayım,” dedim. Sustu bir an. Ardından hafifçe alaycı ama içinde kırılganlık taşıyan bir sesle

