Aslan’ın ağzından; Arabanın direksiyonunu sıktığımı ancak konağın kapısı gözüme çarptığında fark ettim. Parmaklarımın eklemleri beyazlamıştı. Bu kadarını ne zaman içime atmıştım bilmiyorum. İçimde birikti, sertleşti, sonra sustu. Ama artık daha fazla susamazdım. Motoru kapatmadan önce bir süre arabanın içinde kalmaya devam ettim. Camdan dışarı baktım. Konak her zamanki gibi görkemliydi. Ama gölgeler uzundu, ışık sanki daha solgundu. Sanki her şey bir parça değişmişti. Aslında değişen bendim. Kapıyı açıp yavaşça dışarı çıktım. Adımlarımın sesi avluda yankılandı. Kafamda onlarca cümle dolaşıyordu ama hangisini önce söyleyeceğimi bilmiyordum. Babamla konuşmaya kararlıydım. Bu kez kaçmayacaktım. Çalışma odasının kapısına geldiğimde bir an duraksadım. Kapalıydı. İçeriden loş bir ışık sızıyo

