''Benim için de öyleydi Lord Victor ..!''
Shelby utancından ölmek istiyordu.Gerçekten de bu sözleri söylemiş olamazdı değil mi.
''Sarhoş olmuştum Chester '' diye bağırdı.
Tanrım bir daha asla içki içmeyecekti. Sarhoş olmayı bundan sonra kendisine yasaklıyordu.
Sabah uyanıp ta kendini evin yatak odalarından birinde uyurken bulduğunda endişe dolu gözlerle etrafa bakmış yalnız olduğunu anladığında ancak rahatlayabilmişti.
Daha sonra ise hemen odadan çıkmış ve izin alarak evine gelmişti. Sonrası ise bu şekilde sonuçlanmıştı. Chester yine aynı şekilde evinde her sabah içtikleri çay rutinini gerçekleştirmek için kendisini bekliyordu.
Shelby üstünü değiştirdikten sonra aşağı inmiş ve birlikte çay içip meyveli kek yemeye başlamışlardı. Shelby geceyi asla düşünmemeye çalışıyor ve aklını başka şeylerle meşgul tutmaya çalışıyordu.
Chester'ın sorduğu soru ile hatırlamayı istemediği dün geceye aniden dönüş yapmıştı.
''Mary dün gece eve gelmediğini söylüyor Shelby. Neler oluyor anlat bana ''
''Yağmur çok hızlı yağıyordu Chester, at arabası bulamadığımdan geceyi orada geçirmek zorunda kaldım.''
''Victım'la aynı evde Shelby.Bunu nasıl göze alabildin.''
''Bunu düşünmedim mi sanıyorsun Chester. Ne kadar korktuğumu tahmin dahi edemezsin. Victor'a güvenmekten başka çarem yoktu.''
Son cümlesinde geceyi hatırlayarak başını utançla eğmiş ve bakışlarını çay fincanının üzerinde yoğunlaştırmıştı.
''Tahminimce dün gece bir şeyler olmuş Shelby.''
''Ahh hatırlatma lütfen Chester çok utanıyorum zaten. ''
''Anlat lütfen merakla seni dinliyorum..''
''Ben kütüphanede kitap okuyarak vaktin geçmesini bekliyordum. Ve Victor geldi iki bardak sıcak şarapla ''
''Bana o şarabı içtiğini söyleme Shelby ''
''Kahretsin ki içtim Chester. İçmemeliydim ama çok üşümüştüm ve o an konunun değişmesi için o bardağı Victor'dan almalıydım. ''
''Ahh tanrım, peki sonra ne oldu.''
''Muhabbet ettik işte normal bir şekilde iki arkadaş gibi..'' Arkadaştan daha fazlasıydı hatta diye düşündü.
''Sonrasını gerçekten çok merak ediyorum Shelby.''
''Ahh nasıl söyleyeceğimi bilmiyorum Chester. ''
''Bir şekilde bir yerden anlatmaya başlayabilirsin Shelby. Seni asla yargılamayacağımı biliyorsun hayatım. ''
''Chester biz öpüştük ''
Tanrım söylemişti işte. Nihayet o kelimeler dudaklarında çıkmıştı.
''Tanrım Shelby sen çıldırdın mı öpüşmekte nereden çıktı tanrı aşkına. ''
''Planladığım bir şey değildi Chester lütfen sakin ol. ''
''Öpüşmek zaten planlı yapılan bir şey değil. ''
Shelby , Chester'a teşekkürler bilmiyordum bakışı atarak çay bardağını parmaklarıyla iyice sıktı.
'' Nasıl olduğunu sormayacağım Shelby senin bunu isteyerek yaptığına inanmak istemiyorum.''
Chester oldukça sinirlenmiş ve kendisine hakim olamayarak bağırmıştı.
'' Pekala neyse, tabi ki de isteğim dışında gelişti. Sonuç olarak Victor sarhoştu ve bunu hatırlamıyordu.Dün gece bana hatırladığını ve kendisi için önemli olduğunu söyledi. ''
''Peki sen..?''
''Ben ne ''
Aslında Chester'in ne sormak istediğini gayet iyi anlamıştı. Sadece vereceği cevap için tereddütlüydü.
''Senin için de öylemiydi Shelby .''
''Hayır tabi ki ''diye cevap verdi Shelby yalan söylediğini bile bile.
''Bunun benim için bir anlam ifade etmeyeceğini en iyi sen biliyorsun Chester. O bir Black. Onunla ben ..aramızda asla o tarz bir şey yaşanamaz.''
''Umarım Shelby.. Umarım ona aşık olmazsın.''
''Asla Chester..Buna emin olabilirsin ''
&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&
Günler sonra Shelby ilk defa güneş açan havaya gülümseyerek baktı ve Thomas'la Elsa'ya seslenerek yanına çağırdı.
''Çocuklar hadi gelin artık oyun saatiniz bitti .''
Thomas ve Elsa üzüntülü bir yüz ifadesi ile Shelby'nin yanına doğru yürürlerken bahçe kapısından çıkan Victor gülümseyerek önünde ki manzaraya baktı.
Shelby ellerini belinde birleştirmişti ve çocuklar önünde üzgün ve yalvaran bir yüz ifadesi ile biraz daha oynamak için yalvarıyorlardı.
''Bayan Shelby '' diye seslenerek nihayet Shelby'nin dikkatini çekebildi.
Shelby dudaklarını birbirine bastırarak başını çevirdi ve kapının önünde beklemekte olan Victor'a baktı.
''Lordum..?''
''Bence çocukları güneşten mahrum etmek yanlış olur ve tabi ki sizi de. Bırakın biraz daha oynasınlar biz de sizinle biraz yürüyüş yapalım isterseniz. ''
Shelby hayır diyemeyeceğini farketti. Eğer istemediğini söylerse Victor neden istemediğini soracak ve geçen gece yüzünden olup olmadığını soracaktı.
O geceden beri konuşmamışlardı. Victor eğer konusunu açarsa Shelby tabi ki de hatırlamadığını söyleyecek ve mütemadiyen bu konuyu kapatmaya çalışacaktı.
''Olur tabi '' diye cevap vererek yürümeye başladı. Victor'ın da peşinden geldiğini hissedebiliyordu.
Bir süre yürüdükten sonra Shelby evden bayağı uzaklaştıklarını fark ederek huzursuzca geriye baktı. Victor'ın umurunda değil gibiydi.
''Çocukları gerçekten çok seviyorsun değil mi Shelby.''
''Evet Lordum.''
''Bana ünvanımla seslenmek zorunda değilsin. ''
''Zorundayım Lord Victor. Biz iki yakın arkadaş değiliz. ''
''Bundan daha fazlası olduğumuzu umuyorum Shelby. ''
''Ne gibi ''
Victor kaşlarını çatarak Shelby'e baktı. Gerçekten anlamadığı için mi soruyordu.
''Birbirine ilgi duyan iki kişi olduğumuzu düşünüyorum.''
''Bunu sadece siz düşünüyorsunuz sanırım.Benim size karşı herhangi bir ilgim yok Lord Vincent olamazda.''
'' Neden Shelby, neden olamaz. !''
''Tanrım anlamıyorsunuz.bunu size anlatmak zorunda değilim ayrıca.''
''Zorundasın . Senin de bana ilgin olduğunu biliyorum çünkü.seni öptüm ve bana karşılık verdin.''
''Ahh hayır bu size ilgim olduğunu kanıtlamaz Lord Vincent. Hatırlarsanız ki ben size karşılık vermedim siz beni zorla öptünüz ve sonra da hatırlamıyor gibi yaptınız. ''
''Hatırlamış gibi mi yapmamı isterdin.''
''Ne!''
''Hatırlamamı mı isterdin.''
Shelby cevap vermeyi reddederek başını çevirdi. Çıldıracak kadar sinirli hissediyordu.
''Senin de geçen geceyi hatırladığını biliyorum Shelby. Konusunu hiç açmasak da ikimizin de bunu düşündüğünü biliyorum. '' Hissediyorum demek istese de Shelby'nin gerçek duygularını öğreninceye kadar söylemeyi erteledi.
''Geçen gece mi ? Şarap içmemizden mi bahsediyorsunuz. ''
Victor şaşkın bir şekilde kendisine ciddi bir cevap veren Shelby'nin yüzüne baktı.
''Gerçekten hatırlamıyor olamazsın değil mi.? Tanrım bunu yapmayacaksın herhalde.''
''Lord Victor neyden bahsettiğinizi anlamıyorum. Hatırladığım tek şey şarap içip muhabbet etmemiz.''
''Bana söylediğin son cümleyi hatırlamıyor musun yani.''
''Ne söylemiş olabilirim ki. Önemli olsa hatırlardım değil mi?''
'' Tanrım..''
Victor sakallarını hızla karıştırdıktan sonra Shelby'nin gözlerine baktı.Gerçekten hatırlamıyor olabileceği ihtimalini düşünmek istemiyordu.
'' Hatırlamana yardımcı olabilirim Shelby '' dedi ve genç kıza biraz daha yaklaştı.
''Sen benim, öpüşmemizi o kadar da önemli olmadığı için unuttuğumu söyledin ve ben de sana unutmadığımı çünkü gerçekten de benim için önemli olduğunu söyledim. ''
''Evet sanki hatırlıyor gibiyim.Ama daha sonra büyük ihtimal konuşmamıza devam edemedik. Herhalde uyumuş olmalıyım çünkü konuşmanın burada bittiğini düşünüyorum. ''
''Emin ol bitmedi Shelby. Asıl can alıcı noktası burada başlıyor.''
Şimdi gülümseme sırası Victordaydı.
''Ne söylemiş olabilirim ki.? ''
Sesinde bir titreme mi olmuştu. !
Gözlerin kapanmadan önce bana '' senin için de önemli olduğunu fısıldadı Shelby.Ve bunu söylerken gayet ciddiydin.''
''Sarhoştum Lord Victor ''' diye bağırdı Shelby.
''Artık hatırlıyorsun sanırım ''
Victor kahkaha atmamak için kendisini zor tutuyordu. Shelby ise öfkeden delirmek üzereydi. Konuşma istemediği bir şekilde kontrolünden çıkmaya başlamıştı.
'' Evet hatırlıyorum. Fakat sarhoştum ve ciddi değildim. ''
''Kesinlikle ciddiydin Shelby.Hatta şu an ne kadar ciddi olduğunu sana tekrar göstermeme izin ver.''
''Hayır '' diye bağırdı Shelby.Fakat bunun Victor'a bir etki edeceğini sanmıyordu.
Victor bir adımla Shelby'nin yanına vardığında genç kızı çoktan kollarından tutarak kendine çekmiş ve öfkeyle kavrulan dudaklara dokunmayı başarmıştı.