Sabah kalktığımda günün epey ilerlemiş olduğunu farkettim. Tunç evde değildi. Muhtemelen işe gitmişti. Eski kulübünde çalışıyor olsaydı şimdi evde olurdu demekki artık kulüple çalışmıyordu. Neden Londra’ya tekrar dönmüştü bunu bile bilmediğimi farkettim ve sormayı aklıma not ettim. Burada düzgün bir şeyim yoktu giymek için, zaten havada serindi şu sıralar. Tunç’un odasına girdim ondan bir sweatshirt çalacaktım ki yatağın yanı başında ikimize ait bir resim görünce şaşkınlıkla duraksadım. Elime aldığım çerçevede Tunç’un arkasına tırmanmıştım. İkimizde dişlerimizi göstere göstere gülüyorduk. Tunç’un iş yerinde bir arkadaşı çekmişti fotoğrafı. Biz zaten fotoğraf için poz bile vermemiştik. Spontane gelişen bir kare fotoğraflanmıştı. Bunun bastırıldığından hele ki Tunç’un yanı başında yer ald

