Gördüğüme inanamıyorum. O kadar yakışıklı ve karizmatik ki küçük dilimi yutmak üzereyim. Ya da gerçekten yuttum konuşamıyorum. Yok gerçekten konuşamıyorum. Ağzımı açmaya çalışırken ağzı dudaklarımın üstü altı heryerini açgözlülükle yalıyor, emiyor. Araladığı dudaklarımdan dili içime giriyor ve dilimi emiyor. Yo hayır bu olmamalı buna karşı koyabileceğimi sanmıyorum. Engel olamadığım hafif bir inilti onu daha da cesaretlenmiş olmalı. Şimdi öpücüğü daha aç daha talepkar. Cüretine şaşmam gerek ama çaresizce iniltilerime devam ediyorum. Biraz serbest kaldı belim diye düşünürken elinin biri yırtmaçlı elbisemin altından dantelli tangamı okşuyor, diğer eli mememi avucuna alıyor. Oh hayır az önce yapılan seks yüzünden zaten ıslak ve kayganım dizlerim tutmuyor, yığılacağımı düşünüyorum karşı koyamıyorum. Neyse ki biraz daha devam edip bırakıyor. Devam etmese sanırım boşalacaktım. Sadece dokunuşundan ve öpüşünden bu kadar etkileneceğimi düşünmemiştim.
“Yaramaz kız” diyor bana. “Beni tanıyor musun güzelim?”
Seni kim tanımaz ki diye düşünüyorum içimden. Ülkenin en ünlü avukatını yakışıklılığı, ünü, hırsı hergün hemen hemen başarı dolu gazete ve dergilerde. Tarık Arsoy. Arsoy holdingin sahibi aynı zamanda. İki görevini de başarıyla yerine getirdiği için bu sene ödül aldı ‘geleceğin en parlak iş insanı’
Ama benimle bu şekilde bu tualet odasında işi ne anlayamıyorum. Gelinin abisi olmalı aynı zamanda. Acaba damatla eskiden birlikte olduğumuzu mu biliyor? Birliktelik denmez sonuçta ayrıldık ve az önce muhtemelen evlendi. Piç kurusu. Yo ona kızgın veya kırgın değilim seks sevmem onu sevdiğim anlamına gelmiyor. Nefrette beslemiyorum nefret beslemem için onu önemsiyor olmam gerek değil mi? Neyse Tarık beyin benle ne işi olabilir şimdi onu öğrenmem gerek?! Hasta ruhlu bir manyak olabilir mi? Bunu yapması mümkün olmamalıydı. Hiçbir zaman güçlü erkeksi yapısı, kadınları yanına yaklaştırmayan, otoriter bir adam görüntüsünden asla çıkmadı. Ama bu yaşadığımız kesinlikle onun bu yapısına ters. Engin yani damatla beni görmüş veya duymuş olamaz değil mi? Bilmiyorum umarım boka sarmıyorumdur. Sonuçta ben kendimi herhangi bir şekilde tatmin edebilecek bir kadınım. İlla bir erkek gerekmiyor bu tatmin için. Elbette bir erkekle orgazma ulaşmak kendini tatmin etmeyle eş değer değil ama erkek olmayınca ve canın seks çekince kendine dokunmakta işe yarıyor. Bunu da Engin öğretmişti yani kendime dokunmayı. Onunla cinselliği paylaşırken çok toy çok cahil ve hiçbirşey bilmeyen bir ergendim sonuçta.
Neyse çok dağıldım eminim Tarık bey beni izliyor. Gözlerimi gözlerine kaldırdım ve konuşmak istedim ama tek kelime edemedim. Ağzım aralık kaldı. Etkileyici yakışıklılığına bakmaktan kendimi alıkoyamadım. Ne işi olabilir benimle soramıyorum. Tanrım!
Neyse ki biraz daha inceledikten sonra konuştu. Yalnız incelerken amıma bir ağrı saplandı resmen çıplak hissettim kendimi…
“Arsu? Değil mi?”
Evet diye yanıtladım. “Neden bu hale geldik?” diye mantıklı bir soru sorabildim. Adamın diline karşılık veren ben değilmişim gibi.
“Sanırım seninle özel olarak görüşmeliyiz? Bu benim kartım.” Avcuma kartvizitini bırakarak yanımdan ayrıldı. Ardından bakakaldım. Arayacağımdan veya görüşeceğimizden nasıl bu kadar emin! Ah yapma az kalsın adamla seks yapacaktım!