Bölüm 30

952 Words
Duşta kendini tutmaya çalıştığı belli olsada ereksiyon halindeki erkekliğini görmek kadınlığımdaki ısıyı ve ıslaklığı arttırıyordu. Dokunuşları hafif inlememe sebep oluyordu. Memelerimi yıkarken onun büyük ellerine karşı uçlarım sertleşmiş ona doğru itiliyordu bedenim. Tarık anlamış olmalı ki dokunuşları hoyratlaştı. “Böyle iyi mi hissettiriyor sana? Bir kez daha mı sikilmek istiyorsun?” diyip memelerimi pompalamaya başlıyor. Ben konuşamıyor yalnızca iniltiler çıkarıyorum. “Söyle arsız suyum! Seni becereyim mi?” Arsız suyum mu? “Ahh evet! Evet Tarık!” diye bağırıyorum. Uyarılan bedenim daha fazlasını istiyordu ama Tarık sadece benimle daha fazla oynuyordu. “Evet ne? Sikeyim mi?” diyerek sert ve boğuk sesle sordu. “Evet! Evet! Sik!” diye bağırıyorum. Memelerimi onun ellerine itip kalçalarımı soğuk fayansa yaslıyorum. Bacaklarımı bitiştirip birazda olsa amımı yatıştırmaya çalışıyorum. Ama isteğim o kadar fazla ki Tarık’ın kalın üyesine elimi atıyorum. Tarık küçük bir inilti kaçırıyor ve bunu ona yapabilmek beni memnun ediyor. Küçük bir sırıtışla onun üyesine doğru eğiliyorum ve bana bakan başını dudaklarımın arasına alıp emiyorum. “Immmhh” diye iştahla yalıyorum tüm uzunluğunu…Tarık az önce memelerimdeki büyük ellerini bıraktığı için daha rahat hareket edebiliyorum. Tarık başını geriye atsa da “İstediğim bu değil, sıcak sıkı amına girmek istiyorum.” diye söylüyor nefesi kesik ve düzensiz. Başımı kaldırıyor beni arkaya döndürüyor. Büyük eliyle başımı öyle bir kavrıyor ki yanağım soğuk banyo fayanslarına değiyor. Memelerimde nasibini alıyor ve bu soğukluk beni ürpertiyor ve çığlık atmama sebep oluyor. “Tarıkkk!” diye bağırıyorum. “Bacaklarını benim için aç!” Sıcak göğsü sırtıma yapışık dururken kalın üyesini bir anda içime itiyor. Ani itişi yüzünden acı duysamda saniyelik acı yoğun bir hazza dönüşüyor. Tarık s****i oldukça derine itiyor ve ben daha fazla inliyorum. “Ahh. Ohh Tarık çok derin..” diyerek kesik kesik inliyorum. “Bacaklarını daha da ayır!” diye emir veriyor Tarık. İç bacaklarımdan tutmaya çalışıyorum ellerimle ve şişen klitorisimi parmağıyla ovmaya başladığını görüyorum. Bu görüntü daha da azdırıyor beni. Kalçalarımı ona doğru itiyorum. Sikinin ritmiyle uyumlu hale geliyoruz. O girip çıktıkça ben kalçalarımı ona göre hareket ettiriyordum. Siki içimde tüm noktalara vuruyor beni deli ediyordu. Banyo müstehcen inlemeler ve etin ete çarpma sesiyle dolmuştu. Ben boşalırken Tarık büyük elindeki başımı kendine doğru çekip dudaklarımı sömürmeye başlıyor. Ritmi hiç bırakmıyor ve hala deliğime pompalamaya devam ediyor. Ben çığlığımı onun ağzına doğru atıyorum ve O tüm orgazmım bitene kadar ağzını ağzımdan çekmiyor. Vücudum beni ayakta tutmuyor beni ayakta tutan duvar ve Tarık. Tarık hayvani bir güce ulaşıyor ve bedenim onunla duvar arasında titremeye başlıyor. “Tarıkkk!! Ahhh!!” diye çığlık atıyorum tekrar. Sesimin duyulabileceğini bilsem de sikişinin yoğunluğuna dayanamıyorum. Tarık omzumu ısırarak boğuk bir sesle içime patlıyor sonunda. Amım nabız gibi atarken onun sert penisinin seğirdiğini ve alt karnıma menilerini doldurduğunu hissedebiliyordum. İnanılmazdı. Tarık’ın tohumlaması bittikten sonra içimden çıkan penisi boşluk hissi yaratıyor, dahası ayaklarım gerçekten tutmuyor. Bunu anlayan Tarık belimden tutup kendine çekiyor ve yere düşmeme engel oluyor. Gülümsüyor ve neden güldüğünü merak ediyorum. Soramıyorum, soru soramayacak kadar bitmiştim. Tarık ben sormadan konuşuyor. “Hiç böyle hissetmemiştim. Seninle seks yapmak kadar iyi, iyi az kalır mükemmel bir şey hiç yaşamadım.” diyor. Gözlerim onun siyah gözlerinin içine bakıyor. Gözleri parlıyor adeta içi gülüyor. Doğru olduğuna inanıyordum. Çünkü bende biraz öyle hissediyordum. Beni nazikçe yıkıyor ve bornoz giydirip banyodan çıkarıyor. Koltuğun üstüne bırakıp tv battaniyesiyle beni örtüyor. Alnımı öpüp “Ben de yıkanıp geleceğim. Sen dinlen.” diyor. Sanırım onu beklerken uyuyup kalmışım. Sabah onun yatağında uyanmış buluyorum kendimi. Siyah bir gecelik var üstümde. Ayrıca çarşaflar değiştirilmiş Tarık tüm bunları uyurken bir hizmetçiye yaptırmamıştır umarım diye düşünmekten alıkoyamıyorum kendimi. Tarık belime sarılmış uyuyor hala. Ne kadar da güzel uyuyor, siyah kalın kaşları, uzun kirpikleri, kemerli burnu ve dolgun dudaklarıyla tam bir yakışıklılık abidesi. Sanırım üst giymiyor yatarken bu da kol ve göğüs kaslarını göz zevkime sunuyor. Pazularına tüy kadar hafif bir dokunuşla dokunup gezdiriyorum parmaklarımı üstünde. Bileğimi tutan Tarık yüzünden irkilip “Ayy!” diye bir ses çıkarıyorum. “Gördüklerini beğendin mi?” diye soruyor. “Sen uyumuyor muydun?” “Kıpırdanmaya başlayınca uyandım aslında.” diyor ve gülümsüyor “Günaydın” diyerek öpüyor. Saç buklelerimle oynarken ekliyor, “Mesela bende seni çok beğeniyorum.” Baş parmağıyla dudaklarımın üstünden geçiyor. Sonra boynumu tutuyor eli, sonra aşağı inip uçları şimdiden kalkmış memelerime dokunuyor. “Mesela bu kızları da çok beğeniyorum.” diyor. “Ah..” diyorum kendimi tutamadan. “Ben sana nasıl dokunuyorsam sende istediğin gibi bana dokunabilirsin Arsu.” diyerek meme ucuma daireler çizip sıkıp bırakıyor Tarık. “Ah!” diyip ellerini üzerimden çekmesi hoşnutsuzluğuyla suratımı asıyorum. “Hadi bakalım bugün öğleden sonra butikte olmalıyız. Gelinim mükemmel ve gelinliği de mükemmel olmalı.” diyerek yataktan çıkıyor. Hazırlanıp çıkacağız. Peki ya ben? Yine kıyafet sorunsalı. Çantayla gezmeliyim yada bavul hazırlamalıyım kendime. “Üff” diyerek kalkarken Tarık beni kolumdan tutup çekiyor. Giyinme odasına doğru götürüyor. Burada bir sürü kadın kıyafeti, aksesuarı, ayakkabısı daha da fazlası herşey var. İç çamaşırı, gecelikler hatta trasparan ve dünyaca ünlü tasarımlar bile burada var. Kaşımı kaldırıp şaşkın gözlerle Tarık’a bakıyorum. Omuz silker gibi daha bu hiç bir şey değil der gibi “Bunlar senin için buraya getirildi. Seninle tanıştığımda anladığım her yerde her şekilde sevişebileceğimiz oldu. Bu yüzden her neye ihtiyacın olabilecekse bulunmasının iyi olduğunu düşündüm.” demez mi? “Buna mı ihtiyacım olacak?” diyerek oldukça cüretkar bir geceliği gözünün önüne kaldırdım. “O biraz benim göz zevkim için alınmış olabilir.” dedi göz kırparak flörtöz bir gülümsemeyle. Bir tane geçirmek için hamle yaptım ama koskoca adam bundan savuşturdu kendini ve “Hadi sen giyin! Yoksa çıkamayacağız.” diyerek beni giyinme odasında yalnız bıraktı. Tüm bunlara şaşkınlıkla baktım. Her şey yeniydi, oldukça lüks butiklerdendi. Kimisinin etiketi bile koparılmamıştı. Dahası hepsi benim bedenime uygundu.Şaşkın halimden sıyrılmak için bir kaç kez kendimi tokatladım. Rüya değildi gerçekti hepsi. İç çekerek ne giyebileceğime bakmaya başladım. Devam edecek…
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD