Uyku gözümün ucuna bile uğramıyor. Yatağa girdim, yastık soğuk ama zihnim ateşin içinde. Kalbim, kaburgalarıma çarpa çarpa çıkmaya çalışıyormuş gibi. Murat’ın kırıldığını biliyorum; sakladığını sanıyor ama ben görüyorum. Ve bu bilinç, içimde ince bir çizik bırakmıyor… resmen açıyor beni. Gereğinden fazla, kontrol edemediğim bir yerden. Ne ara bu hale geldim? Ne ara onun duygusu benim uykuma hükmeder oldu? Her gece yanımda uyudu. O sıcaklığa, o nefese, o ağırlığa istemeden alıştım. Kadınların çabuk bağlandığını söylerler. Belki doğrudur. Ama erkekler? Onlar bağlanır mı, yoksa sadece sahip olduklarına alışırlar mı? Bilmiyorum. Bilemediğimi hissetmek bile canımı sıkıyor. Ben neyim onun için? Satın alınmış bir hikâye mi? Nefes alan bir anlaşma mı? Yoksa adını yüksek sesle söylemeye bile k

