Kırmızı Gözler

1156 Words
CELINA Her geçen gün zorlaşan hayatıma bir de Alfa Cannon eklenmişti. En çok bana karşı onun tavırları değişmişti. Beni sanki gözünün önünden ayırmak istemiyor gibiydi. Durmadan göz hapsindeydim. Nereye gitsem kaşıma çıkıyordu. Odasında temizlik yaptığım saatlerde hep orada duruyordu. Beni inceliyordu. Beni izlediği zamanlar geriliyordum. Birde diğer erkek kurtlar gibi ben yanından geçerken kokumu içine çekiyordu. Bu durum Luna‘yı aşırı rahatsız etmeye başlamıştı. Haksızda sayılmazdı. Ama hedefi Alfa yerine ben olunca işler zorlaşıyordu. Bana karşı çok kızgın davranıyordu. Beni azarlıyor. İtip kakıyordu. Bu anlarda yerden kalkıp sinirle içimden hepsine küfür ediyordum. Hiç birine bir şey yapamıyordum. Bu durum beni zaten daha da aşağılanmış hissettiriyordu. Diğer dişilere karşılık versem bile Luna’ya karşı elim kolum bağlıydı. O da resmen bana eziyet ediyordu. Ağır işler veriyor, altından kalkamayacağım şeyler yaptırıyordu. Oysa Luna’ya karşı yaptığım hiçbir şey yoktu. Sadece verilen emirleri yerine getiriyordum. Burada geçirdiğim bir ayın sonunda gerçekten işler çığırından çıkmaya başlamıştı. Çünkü durmadan iş yüküm ağırlaşıyordu. Bana acımasızca davranmaya devam ediyordu. Geçen hafta sırf eziyet olsun diye bir dolabı en alt kattan en üst kata taşıtmıştı. Ardındanda yerini beğenmeyip tekrar alt kat indirmişti. Günlerim aşırı çalışmakla geçiyordu. Karşılığında da çok az miktar para alıyordum. Çünkü Luna borçlarımın çok fazla olduğunu söylüyordu. Ben insandım ve doğal olarak bu sürüden değildim. Bu yüzden tüm giderlerim daha sonra ödenmek üzere borç olarak yazılmıştı. Aslında bu saçmaydı. Sonuçta bu parayı ninem alıp bana kullanmıştı. Ninem ise bir kurttu. Bu durum gerçekten çok saçmaydı. Sırf okumama izin verdikleri için bana sahip olduklarını düşünüyorlardı. Neyse ki sadece bir ay sonra buradan gidecektim ve artık özgür olabilecektim. Bunu düşündüğümde içim kıpır kıpır oluyordu. Üniversitede yapacaklarımın hayalini kuruyordum. Mia ile birlikte zaman geçirecektim. Belki yeni dostlar edinecektim. Artık kurtlarla bir bağlantım kalmadığı için korkmadan yaşayabilecektim. Korkusuzca arkadaş edinebilecektim. Kimse beni ucube gibi görmeyecekti. Buradan kurtulacaktım. Bunun düşüncesi bile bir ay daha sabretmem için yeterli enerjiyi veriyordu. Günler hızla geçiyordu. Çoktan iki hafta daha geçmişti. Alfa Cannon’un ofisindeydim. O buraya gelmeden önce temizlediğim yerleri bana tekrar temizletiyordu. Bu sırada da beni izliyordu. İşim bittiğinde çıkacağım zaman bana kahvesini getirmemi söyledi. Derin bir nefes alıp çıktım. Kahvesi getirdim ve önüne bıraktım. Tam elimi çekeceğim sırada Alfa Cannon bir anda elimden tuttu. Kalbim korkuyla çarptı. Alfa Cannon bir anda elektrik çarpmış gibi oldu kokuyla geri çekildim. Alfa bana baktı. Ayağa kalkıp hırladı. Gözleri bir anlığına kırmıza döndü. İlk defa böyle bir şey görüyordum. Normalde kurt adamların gözleri sadece karardı. Bana ‘sen nesin böyle?’ dedi. Üzerime doğru yürümeye başladı. Bende geri çekilmeye devam ettim. Tam duvara kadar geldiğimde bir anda kapı açıldı. İçeriye luna Amelia girdi. Bu fırsattan istifade ettim ve hemen oradan koşarak çıktım. Merdivenlerden aşağıya inerken ne olduğunu anlaya çalışıyordum. Sakinleşmek için odama geçtim. Ardından Luna Amelia odama girdi. Ayağa kalktım. İşaret parmağımı bana doğru salladı. ‘Alfadan uzak duracaksın. Ona ne yaptığını anlamıyorum. Ama bir daha böyle bir şey yaşanırsa seni buradan sürerim’ dedi. ‘Ben bir şey yapmadım’ dedim. ‘Onu külahıma anlat’ dedi. Bir adım daha yaklaştı ve ‘Yoksa sen büyücülerle mi çalıyorsun?’ diye sordu. ‘Luna buradan bir adım bile dışarı çıkmadığımı biliyorsunuz’ dedim. Kaşlarını çatıp bana baktı. Neler oluyordu böyle? Sonraki günler Alfadan olabildiğince kaçmaya çalıştım. Ama o beni takip etmekten bıkmadı. Resmen beni göz hapsinde tutuyordu. Kendimi gitmek için çok az kaldığını söyleyerek tekkin ediyordum. Bir akşam Lunanın odasında ki çarşafların değişmesi için hizmetçi başı beni yukarıya gönderdi. Ellerime temiz çarşafı alıp üst kata çıktım. Luna‘nın odasına girdiğinde kimsenin olmadığını fark ettim. Hemen işimi halledip gitmeye karar verdim. Pis çarşafları kaldırıp yenisini sermeye başladığımda bir anda banyo kapısı açıldı. İçeriden alfa çıktı. Acele ederken su sesinin geldiğini fark etmemiştim. Alfa Cannon beni gördüğünde bir anda şaşırdı. Duş almıştı. Üzerinde sadece havlu vardı. Hemen Alfa şaşkınlığı üzerinden atınca bana yaklaştı. Çok hızlı hareket dinliyordu. Ne olduğunu anlayamadım. Kendimi geri geri yürüyerek beni duvara kadar gittim. Ona doğru bakmıyordum. Gözlerim yerdeydi. Panik olmuştum. Alfa tam kaşımda durup çenemden tuttu. Sonra yukarı doğru kaldırdı. Gözlerinin içine hala bakmıyordum. Alfa Cannon bana ‘senin ne olduğunu bilmiyorum ama yakında çözeceğim’ dedi. Ne demek istediğini anlayamadım. ‘Bana bak’ dedi. Gözlerimi kaldırdım ve ona doğru baktım. O anda alfa dondu kaldı. Ne yapmaya çalıştığını anlamıyordum. Ben sadece orada dikilmiş bekliyordum. Elinden kurtulmak için hamle yapacağım sırada ne oldu mu dersiniz tabii ki de içeriği Luna girdi. Alfa’nın buzu o anda çözüldü. Lunanın bana kızacağını biliyordum. Üstelik bir suçum yoktu. Luna bir anda yanımızda durdu. Alfa geri çekilirken yüzüme doğru sert bir tokat indirdi. Kafam yana doğru kaydı. Yere düştüm. Luna bana bağırdı. ‘Hemen defolup git buradan’ diye bağırdı. Elimi yanağıma koydum ve koşarak aşağıya odama indim. Odama girdiğimde sinirden ağlamaya başladım. Alfa yüzünden gene ben suçlu bulunmuştum. Hiçbir şey yapmadığım halde neden suçlu bulunduğumu anlayamıyordum. Resmen sinir krizi geçiriyordum. Hiç bir suçum olmadığı halde üstüne bir de yüzüme tokat yemiştim. Neyse ki bir hafta sonra buradan gidecektim. Bir daha geri gelmeyecektim. Kesinlikle geri gelmek istemiyordum. Beni buraya bağlayan hiçbir şey yoktu. Gece uyurken aniden kapım sertçe açıldı. Yerimde sıçradım. Kapımı her zaman kilitlerdim. Ama bunun fayda etmediğini gördüm. Muhtemelen bunu bir kurt adam açtığı için kapının kitlenmiş olması pek fayda sağlamamıştı. Gece karanlığında kapıda kimin durduğunu görmek için hemen ayağa kalktım. Ardından bir hırıltı duydum. Bana doğru hırlayan biri vardı. Ona ‘sen kimsin? Odamda ne arıyorsun’ diye sordum. Ama sadece bana bakıyor ve hırlıyordu. Birde kırmızı gözleri vardı. Korkunç duruyordu. Neler olduğunu anlayamıyordum. Kırmızı gözlü kurt üzerime geldi ve bir anda üzerime atladı. Kim olduğunu bana ne yapmak istediğini anlayamıyordum. Korkmuştum. Kaçmaya çalışıp yana bir hamle yaptım. Bacağımdan yakaladığında yüz üstü yere düştüm. ‘Bırak beni’ diyerek çığlık attım. Bacaklarımı çekiyordum. Savaşıyordum. Kolumdan tuttu. Beni çekiştiriyordu. Kolumu çekiştirdim. Bir türlü ondan kurtulamıyordum. Yüzümün sol tarafına doğru bir darbe aldım. Darbe sonucu kafam yere çarptı. Kırmızı gözlü kurt tepemde bana saldırırken sadece ‘Benim, eş’ kelimelerini söyleyip duruyordu. Ne demek istediğini asla anlayamamıştım. Elimden kurtulmaya çalışıyordum. Çıkan arbededen dolayı odaya bir kişinin girdiğini duydum. ‘Alfa’ diye seslendiklerini duydum. Kırmızı gözlü kurt Alfa mıydı? Tabi ya geçen gün ve bu gün gözlerinin rengi değişmişti. Bunu nasıl da fark etmemiştim. Alfa beni tutmaya çalışırken elinden kurtulmak için var gücümle savaşıyordum. Pek etkili olmasa da sonunda içeriye giren sürüde ki insanlar Alfayı üzerimden çekmeye çalıştılar. Alfanın kolundan tutup çektiler. Sonunda uzaklaştırmaya başladıklarını kafamı kaldırabilirdim. Kafam zonkluyordu. Alfanın kırmızı gözleri gözlerimde sabitlenmişti. Bir kurdun gözleri kırmızı olmazdı. Bu nasıl olmuştu? Anlayamıyordum. Zehirlenmiş miydi yoksa başka bir şey mi vardı. Sürüden iki kurt onu odadan çıkarttıklarında titriyordum. Alfa bana neden saldırmıştı? Büyük bir arbede yaşanmıştı. Korkmuştum. İçeride hala sürüden iki kişi odamda duruyordu. Bana bakıyorlardı. Ardından içeriye Luna girdi. Aşırı kızgın gözüküyordu. Bana bağırmaya başladı. Suçumun ne olduğunu daha bilmiyordum. ‘Her şey senin yüzünden’ dedi. Ben korkuyla titreyerek ‘Alfa bana saldırdı’ dedim. Luna tam karşıma geldi ve yüzüme eğildi. Saçımdan tutup kafamı geriye yatırdı. Elini çekmesi için tuttum. Öfkeyle ona bakıyordum. ‘Bundan kimseye söz etmeyeceksin’ dedi. Ardından beni hışımla bıraktı. Sonra odada ki diğer savaşçılara dönerek ‘Götürün bunu zindana’ dedi.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD