Aselin anlatımı Merdivenlerin başında o çarşafı aşağıya sarkıttığım an, sadece beyaz bir kumaşı değil, üzerime yıkmaya çalıştıkları o köhne zihniyeti de ayaklarımın altına atmıştım. Kalbim sanki yerinden çıkacakmış gibi çarpıyordu ama bu sefer Hakan’ın öpücüklüyle değil, damarlarımda akan o asil öfkeyle. Afran Ağa denen o adamın suratı kireç gibi olmuştu. Kaynanam Hazal Hanım’ın ise dudakları titriyor, ama gözlerindeki o sinsi pırıltıyı hala gizleyemiyordu. Hakan’ın kükreyişi hala kulaklarımda yankılanıyordu; beni savunurkenki o dik duruşu, "Şeref yoksunusunuz!" deyişi... İşte o an anladım ki, ben sadece bir adama aşık olmamıştım, ben bir limana sığınmıştım. Hakan kolumdan tutup beni dışarı çıkarmaya çalıştığı da Hazal hanım arkamdan bağırdı " Yok anam yok terbiye yok ordan asılırmı

