Tabzonda gerilim berdeli kabul ettirme çabası

955 Words
Asel'in Anlatımı ​Poyraz’ın imasını anlayıp gereken cevabı verdikten sonra babamın doktorunu sordum. Poyraz tam kim olduğunu söyleyecekken, o sevimsiz, kendini beğenmiş dangoz kolidordan gelmeye başladı. Hâlâ nasıl âşık olabilmiştim bu adama anlamış değilim.“Geliyi,” ​böyle işin gelmişini geçmişini çıka çıka bu mu çıktı doktoru ya şansıma sıçayım içimden saydırırken “Lanet olsun bu mu doktoru,” ​“Yayladaymış o sıra. Amcan kriz geçirirken ilk müdahaleyi o yapmış, hastaneye de o getirmiş.” ​Göz ucuyla Hakan’a baktım bişe anladımı halimden falan Gözleri kısılmış bir tuaf yüz ifadesi ile Fatihe bakıyordu. kıskandımı şimdi acaba içimde garib bir his kıskanmasına sevinmişmiydim ben kendine gel Asel.​Fatih’e döndüm soğuk ve mesafeli bir şekilde sordum “Babamın durumu nasıl?” ​“Kardiyak ritmi düzenledik. Ventriküler fibrilasyondan çıktı. Şu an sinüs ritminde, hemodinamisi yerinde. 300 mg Amiodarone ile tuttuk. Koroner anjiyoya hazır, stabilize durumda.” ​“Hangi damar tıkalıydı? Görüntülemede kaç damar tıkalı gözüküyordu Nöroloji gördü mü? beyin hasarı varmı Nörolojik hasar riski için hangi önlemleri aldınız?” diye soruları dizdim​“Dur be kızım, hepsini anlatacağım.” ​Hakan'a baktım 'kızım' lafını duyunca kıskançlık damarlarında atmaya başladı. Fatih’i ufak çaplı uyarmak istemiş olacak ki. ​ “Kızım mı doktor bey? Bir kendinize mi gelseniz? ‘Kızım’ falan…” diye uyardı. ​Fatih Hakan’a baktı, sonra bana dönüp ​ “Kim bu?” Asel ​ “Müstakbel kocası.” “Şimdilik hiçbir şeyim değil. Daha bir şey için ‘evet’ demedim. Babam uyansın bakacağız,” dedim ve Fatih’e döndüm “Babamın dosyasını görebilir miyim?” ​hafif sırıtarak “Hep çok meraklısın"ve dosyayı uzattı. ​ ​Fatih, dosyayı verirken bir yandan babam hakında sorduğum sorulara cevap veriyordu. ​“Senin sırayla gidiyorum iyi dinle.Tıkanan damar, Sol Ön İnen Arter’in (LAD) orta kısmıydı. Tipik bir ‘Dul Bırakan’ infarktüsüydü. Neyse ki hızlı davrandık. Görüntülemede başka ciddi bir damar tıkanıklı gözükmüyordu . Kalbin durması kısa sürdü, yaklaşık kırk saniye içinde defibrilasyonla ritmi geri aldık. Bu süre kritik eşiğin altındaydı. Nöroloji konsültasyonu yapıldı; şu anlık herhangi bir nörolojik hasar bulgusu yok. Göz bebekleri ışığa tepkili, motor fonksiyonları stabil. Ama takipteyiz tabii ki.” dosyaya gömülmüştüm göz ucu ile baktım. Hakan fatihi gözü ile yedi resmen Hakan yanıma yaklaştı "nakil işlemlerini başlatsak mı" ​Hakan'ın Anlatımı ​“Kızım” der demez nevrim döndü. Ne diyor lan bu lavuk? Ağzımda Kürtçe sessizce söylendim: ​ “Li wî nebaşî binêre, keça min, dibêje, ez ê gotina wî jê bikim û serê wî deynim kêleka wî.” (Şu puşt bak, ‘kızım’ diyor. Kafasını kesip yanına koyacağım az kaldı.) ​Asel duysa da ne dediğimi anlamadığı için baktı sadece. ​Hemen Asel’in yerine cevap verdim: “Müstakbel kocası.” Asel lafımı bölüp: “Şimdilik hiçbir şeyim. Babam uyandıktan sonra bakacağız,” dedi. Acısın olduğu için şimdilik üstelemiyorum, “deli fişek,” diye mırıldandım. Sonra dosyayı aldı eline, bir yandan okuyup o malı dinlemeye başladı. ​Daha fazla bu ikisini yan yana görmeye katlanmayacaktım. Asel’e yanaşıp “Nakil işlemlerini başlatayım mı?” dedim. ​“Şu an olmaz. Nakil için uyanmasını beklemeli ve durumuna göre nakil yapmalıyız. Dosyasını görmeden önce ben de direkt nakil yapmak istedim ama görünen o ki, bir iki gün daha buradayız Hakan. ​ “Asel, bir iki gün daha aşireti bekletemem. Seni anlıyorum ama aşireti bekletmem söz konusu değil. En azından seni berdelle aldığımı iletmeli ve onları yatıştırmalıyım.” ​Bu durum ekmeğime yağ sürmüştü. Asel’i ikna edip karım olması için işleri hızlandırmalıydım. ​“Nasıl bekletemem ya?” ​ Planı önceden kurmuştum Gökhan’ı ve adamları önceden oraya çağırmıştım.“Asel, dışarıdaki adamları görmüyor musun? Kardeşimi buraya kara kaşım için göndermediler herhalde. Kabul görmezse Selen’i ve kardeşini öldürmeye geldiler. Zar zor durdurdum, ‘Berdel olacak’ diye. Bir iki gün daha dersem, ‘oyalıyor’ deyip kan gölüne çevirirler burayı Asel." dedim. ​Durumu biraz daha dramatize edip dışarıya çağırdım Asel’i. Dışarı çıkarken, “Gel bak gözlerinle gör. Bir haber bekliyorlar. Gel Gökhan’la konuş. Sor sorunu, bana inanmıyorsan.” ​ “Ne soracağım kardeşine ya? Ama babama danışmadan da bir şey demek istemiyorum Hakan.” "Asel ​durumun ehemmiyetini anlaman için Erol gibi birini daha mı vurmaları gerekiyor? Hâlâ ne dil döküyorsam sana. Sonuç olarak kan dökmeye gidecek belli ki. Babanın bu durumu kabul etmeyeceği bariz belli ve sen beni oyalıyormuşsun gibime geliyor.” ​“Hayır, sadece böyle bir haberi babama verirsem tekrar bir komplikasyon geçirir diye tereddüt ettim,” dedi. ​Sonra biraz düşündü ve “Tamam, aşiretine haber ver, kabul ediyorum.Kardeşimin çektiği vicdan azabı ona ceza olarak yeter, bir de üstüne sevdiğinin de kendi canından olmasın.” ​Ve bir şey daha söyledi. Gözlerim yerinden çıkacakmış gibi oldu. ​“Bu arada Selen’in hamile olduğunu biliyor musun?” ​“Hamile mi? Bu yüzden mi kaçırdı kardeşin? kardeşimi öldürmesem de temiz döveceğim o kardeşini. Uçkuruna sahip çıksaydı bu durumda olmazdık!” Hemen savunmaya geçti. “Bu durumlar karşılıklı olur. Kardeşine zorla sahip olmuş gibi konuşma.” ​“En azından evlenmeden dokunmayabilirdi. Ben de sana dokunsaydım o zaman, Laz kızı?” ​“Boş yapma ula! Senle benim aramda öyle bir şey olamaz. Bu bir berdel, kabul ettik. O kadar da değil! Sözde bu aramızda gizli bir anlaşma. Şimdi aşiretine haber mi veriysun, ne yapaysan yap!” ​“Şiven kayınca acayip bir şey oluyorsun, guranıma delalım,” ​'Guranıma'deyip gülmeye başladı. ​“Sen şimdi aklınca dalga mı geçtin benle?” ​“Yok, olur mu öyle şey? Hanım Ağamla dalga geçmek olmaz bizde. Neyse, ben Hanım Ağamın emrini yerine getireyim. Ne kadar ağa da olsam, bana tek emir verebilecek kişi sensin ama mümkünse milletin içinde olmasın. Karıcım yanağından makas aldım. "Sözleşmeye gelirsek öyle bir şey söz konusu değil. Bizim evliliğimiz gerçek olacak. Şimdiden bu duruma kendini hazırla,göz kırptım ve Gökhana seslendim".
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD