ON BİRİNCİ BÖLÜM

1505 Words
    Yerlerine geçmiş çevrelerindeki olan hiçbir şeyi umursamadan sohbet edip eğleniyorlardı. Etraftaki bekar erkekler kızla tanışmak ve dans etmek için fırsat kolluyordu. Yavuz da dışarıdan bunları keskin gözlerle izliyordu. Karısı kendi haberi olmadan böyle bir yere gelme cesaretini nereden buluyordu? Aylardır konuşmasalar da en azından bu davete gelebilmek için izin almalıydı. Üstelik üzerindeki dekolteli kırmızı kıyafetle gelmesi daha çok sinirlenmesini sağladı Hemen hemen her erkeğin gözü onun karısına çevrilmişken kendine hakim olmakta epey zorlanıyordu. Yanındaki adamlar da sürekli kızdan konuşunca dayanamadı ve tek başına bir köşeye geçip öyle içmeye devam etti. Esma kıza çevrilmiş bakışların kendi üzerinde olmasını istiyordu. Sonunda kral ve kraliçe adaylığı için isim yazıp oylamaya başlayacakları an gelmişti. Hemen giderek kendi adını yazdırdı. Bir eksiklik olmasını istemezdi. Bazıları davetin sahipleri tarafından aday edilip o kişilerin haberi olmazken bazıları da kendi adını yazdırabiliyordu. Kendisi hariç gelen birçok kadın daha vardı. Her biri sosyetenin en üstünde olmak umuduyla yazılıyordu. Gerçi şuan çoğu gelen kırmızı elbiseli gizemli kadın eğer aday olursa işimiz zor dese de bir umut yazılmışlardı. Bu yıl davet sahiplerinin aday olarak gösterdiği tek kişi Berfe'ydi. Kadının ad ve soyadını bir şekilde öğrenmiş ve dış görünüşünü tarif etmişlerdi oturduğu masayla birlikte. Berfe'nin tüm olanlar hakkında hiçbir bilgisi yoktu. O sadece salonda olduğunu fark ettiği Yavuz'un keskin ve öfkeli bakışlarından uzakta olmak istiyordu. Yine gelir de kendisini bu sefer insanların içinde aşağılar ve kötü davranır diye korkuyordu. Daveti veren adamın konuşmasından sonra ortam daha da canlanmıştı. Danslar ediliyordu. Kız ilk dansı Hakan'la yapıp daha sonra yanına gelip sürekli teklif eden adamlar yüzünden yerine geçip oturamıyordu. Kimseyi kıramazdı ki. Ardarda hemen hemen on dans etmiş sonrasını saymamıştı bile. Bu arada kral ve kraliçenin seçimini oylamaya başlamışlardı. Herkes içten içe kraliçenin kim olacağını bilse bile Esma bunu reddediyor kendisinin gece için kraliçe seçileceğini düşünüyordu. Oylama tamamlandıktan sonra danslar bırakılmıştı. Berfe ne olduğunu bilmese de artık oturabileceği için sevinmişti. Davet sahibi adam yine konuşuyordu. "Sevgili davetliler, Biliyorsunuz ki her sene geleneksel bir hale gelen gecenin kral ve kraliçesi için az önce oylama yaptık. Bu sene farklılık olarak bünyemizce tek kişiyi aday olarak gösterdik ve kendisinin şuan haberi yok. Sizlerle beraber öğrenecek. İlk olarak gecemizin kraliçesini açıklamak istiyor ve beni anlayışla karşılayacağınızı da biliyorum. Gecenin kraliçesi adayımız olan BERFE MİRA AKHAN. Kendisini tebrik ediyor ve taç giymesi için sahneye davet ediyorum." Adamın söyledikleriyle Berfe donup kalmıştı. Böyle bir şeyi kesinlikle ama kesinlikle beklemiyordu. Masadakilerin tebriğine gülümseyerek yanıt verip o sahneye doğru ilerlemeye başladı. "Hoş geldiniz Berfe hanım. Bizimle ne düşündüğünüzü paylaşmanızı isterim." "Öncelikle gerçekten çok şaşkınım. Bu davetten önce hiçbirine katılmamıştım dolayısıyla kraliçe seçilmesi gibi bir şey olduğunu bile bilmiyordum. Ayrıyeten sizin beni tek aday göstermeniz şaşırttı ve onurlandırdı çok teşekkür ederim." "Bizde sizi tebrik ederiz Berfe hanım emin olun kesinlikle hak ettiniz. Üstelik oylamayı normalde açıklamasam bile Berfe hanım oyların tamamını alarak birinci olmuştur. " Bu söylenenler birçok kişiye sürpriz olmasa da kesinlikle çekemeyenler çok fazlaydı. Hele ki Esma bu kadar hazırlık yaptığı bir gecede kuması olacak kızın ta Mardin'den gelip önüne geçtiğine inanamıyordu. Yavuz da kral seçilecek kişiyle gece boyu dip dibe olacak olması ve bu kıyafetle olması yüzünden aşırı sinirliydi. İlk defa bir değişiklik yapıp kendisi de Berfe'nin aday olduğunu öğrenip adaylığını koymuştu. Ama çok fazla erkek arasında şansı var mı yok mu tahmin etmesi güçtü. "Evet, şimdi de gecenin kralı kim olacak onu açıklayacağım. Beyefendi bizim aday olarak gösterdiğimiz biri olmasa da o da ilk defa adaylığını koydu. Ve o kişi YAVUZ MİRAN SİPAHİ buyurun Yavuz bey sahneye gelin lütfen." Herkesin gözleri şaşkınlıkla Yavuz'a çevrildi. Yakın çevresi hariç herkesten uzak duran adamın adaylığını koyması şaşılacak şeydi. Belki karısıyla birlikte olmak için koymuştur diye düşünülse de şimdi başka bir kadının seçilmesiyle o geri çekilecek mi merak ediliyordu. Bazı kişiler adamın tanımadığı kadınla yan yana olmayacağını ve çekileceğini düşünse de diğer kesim ki çoğunlukla erkeklerdi bu kadar güzel bir kadınla zaman geçirme imkanı varken hiçbir erkeğin reddetmeyeceğini söylüyordu. Adamın aday olması ve seçilmesine şaşkınlıkla bakıyordu Esma. Kimse onu Yavuz'un karısı olarak bilmese de Berfe karısıydı sonuçta. Ama eğer Yavuz geri çekmezse kendinin o çok önem verdiği sosyeteye rezil olacaktı. Çünkü adam tüm gece kızla beraber olacakken bir de yarın için ayarlanan yerde yemek yiyip poz vermeleri istenecekti. Bütün bunlar sinirinin üstüne tuz biber olmuştu. Berfe de adamın seçilmesinin şokunu yaşayanlardandı. Gece boyu bakışlarına bile denk gelmek istemeyen kız şimdi o adamı dibinde bulacaktı. Herkes varken kendine ters davranmasından çekinse bile yapabileceği bir şey yoktu. Kendini kurbanlık koyun gibi hissediyordu. Yavuz da küçük ihtimalin tutması ve seçilmesinin verdiği özgüvenli gülüşle sahneye doğru ilerlemeye başladı. Gece boyu kıza yaklaşmanın ve konuşmanın bir yolunu arıyordu. Artık istediği fırsat eline geçmişti. "Sizde hoş geldiniz Yavuz bey. Sizin de düşüncelerinizi öğrenmek isteriz." "Bu sene içimden gelen bir hisle bende katılmak istemiştim. İyi ki katılmışım diyorum da. Gece güzel devam edecek." "Tekrar ikinizi de tebrik ediyorum ve bir önerim daha var. Seneye size biraz sonra vereceğimiz tacınızla davetimize katılmanızı ve seçilecek kraliçeye sizin tacı takdim etmenizi rica ediyorum ve birlikte gelirseniz daha etkileyici olur. Ne dersiniz kabul ediyor musunuz?" Bu kadar kişinin içinde reddedemez, eğer öyle bir şey yapsalar gerçekten de ayıp etmiş olurlardı. Bu yüzden kısa bir onayla kabul ettiler. Bunun üzerine tacı takması için birisi Yavuz ve Berfe'nin yanına geçti. Genç adam tacı karısının saçlarına nazikçe yerleştirdi ve sarıldı. Bu yaptığını kimse anlayamasa da kızın karşı konulamaz güzelliğine verdiler. Aslında kızın güzel kokusunu özlediği için sarılmıştı ama bunu kimse tahmin bile edemezdi. Kıza sarıldığı anda bütün öfkesinin uçup gittiğini hissetti Yavuz. O adamla görmüş olması sanki hiçbir şeydi. Derin bir nefes alıp kokusunu ciğerlerine tam olarak doldurduktan sonra istemeyerek de olsa mecburen kızdan ayrıldı. Kızın gözlerindeki şaşkınlık hala görülüyordu Hakan da aylardır kızla ilgilenen hep yanında olan kendisiyken birden Yavuz ile bu kadar yakınlaşmasına lanet etti. Ne olursa olsun Berfe onun yaptıklarını unutmaz ondan hep uzak durup benle beraber olur diye düşünmüştü hep. Ama kuzeni gelmiş anında kıza sarılıp yakın olma çalışmalarına başlamıştı. Ama buna izin vermeyecek hep kızdan uzak durmasını sağlayacaktı. Gece boyu yanlarına gelen insanlarla sohbet etmişlerdi. Berfe artık gülmeye çalışmaktan ve konuşmaktan çenesinin ağrıdığını hissediyordu. Henüz karnı büyümese de çabuk yoruluyordu. Ama sonunda gece bitmişti. Hemen koşarak Aslıların yanına gitti. Hakan kıza tavır almak istese de gece boyu hallerini o da görmüş ve yine anlayışlı davranacaktı. Dışarı çıkmış valenin arabayı getirmesi için beklerlerken Yavuz birden geldi. Esma'yı taksiyle ilk anda yollamış kendi kardeşlerinin, Hakan ve Berfe'nin gelişi için bekliyordu. "Ee, bana bir selam bile vermeden mi gidecektiniz? " "Sen yanımıza gelseydin ağabey(!)" dedi Aslı. "Sizden büyük olanda ağa olanda ben olduğuma göre gelmesi gereken sizsiniz Gerçi İstanbul'a gelmeniz her şeyi size unutturdu herhalde. Hele ki kendin bu elbiselerle gezerken karıma da bunları giydirmişsin Aslı hanım ha?" Kız bir şey söylemeyerek başını diğer tarafa çevirdi. Berfe'ye yaptıklarından dolayı ağabeyinden iğrenmeye başladı. "Evde de kalmıyorsunuz zaten. Neyse bugün eşyalarınızı alalım da eve gelin artık." "Sen karınla kalıyorsun orada ağabey biz bir oteldeyiz zaten birkaç gün daha kalıp gideceğiz. Düzenini bozmaya gerek yok." Akın'ın da konuşmasından belli edip etmemek arasında kaldığı öfkeyi anladı Yavuz. Bu kadar zamana göre hala kin güdüyorlarsa Allah bilir Mira nasıldır diye düşünmeden edemedi. "Eh, Mira da benimle gelmeli o zaman değil mi? O da karım sonuçta." adamın söylediklerindeki gizli tehdidi almış ve kabul etmişlerdi. Önce hep beraber kaldıkları otelden eşyalarını almaya gittiler. Yaklaşık bir saatte toparlanmışlardı. Berfe gitmeyi hiç istemese de mecburen gidiyordu. O eve gidince nelerle karşılaşacaklarını bilmiyorlardı ve adamın hamile olduğu gerçeğini öğrenmesini istemiyordu. Bu gece zaten çok yorulmuştu bir de onun bağırmalarını çekemezdi. Hatta belki de yine kendine şiddet uygular ve tecavüz eder diye korkuyordu da. O gece onun için büyük bir tramvaydı. Kısa bir yolculuğun ardından büyük bir evin önünde durdular. Hatta daha çok villaydı. İçeri bağırışlarla girdiler. "Allah seni kahretsin Yavuz nasıl beni bütün sosyeteye rezil edersin? Taksiyle gönderdiğini görenler ne dedikodular yapacak biliyor musun sen? " diyerek bağırıp eşyaları savuruyordu Esma. "Yeter Esma kes şu tavrını." diye Yavuz da bağırmıştı. Oldukça yanlış bir zamanda gelmiş oldukları belliydi. Yanında gelenleri de görmüş Berfe'ye doğru bağırıyordu. "Seni pislik yuvası. Gelip bütün gecemi mahvettin. Kraliçe olmak için üç hafta uğraştım ben. Sen kocamı elimden alıp ona sahip olduğun gibi bunu da aldın. En sonunda senin yüzünden öleceğim ben. Bugün nelere sebep olduğunun farkında mısın acaba? " Berfe bir şey demeden durmaya devam ettiği içinde daha çok sinirlenip saldırıyordu. Berfe ilk defa kadının acılarını bu kadar net hissetmişti. Kocasını elinden almak için bir şey yapmamıştı ama kim paylaşmak isterdi ki sevdiği kişiyi. Üstelik şimdi hamileydi. Bu kadının hiç çocuğu olmaz iken kendi çocuklarını konakta onun da gözlerinin önünde büyütecekti. Kendi onun yerinde olsa ne yapardı bilmiyordu ama kendi durumu da zordu. Kadın da kendini anlasa belki anlaşabilirlerdi. Kızın farkında olmayıp gözyaşlarının aktığını görünce Hakan kıza sarıldı ve onu yukarıdaki odalardan birine doğru götürmeye başladı. Geriye kalanlar da Esma'nın sakinleşmesiyle rahatladı. Açıkçası Yavuz, Esma'nın halinden pek de fazla etkilenmedi. Dedikodular onun umurunda değildi. İçinden geldiği gibi davranmıştı. Bunun için suçlu da değildi. Sonuçta Berfe de onun karısıydı uzun zamandır uzak olmaları bunu etkilemezdi. Üstelik Berfe'yi sevdiğini daha net anlamıştı. Kendini affettirip eskisi gibi hatta daha yakın olmalarını sağlayacaktı. Bunun için her şeyi yapar gözünü kırpmazdı. Yorucu bir geceden sonra uyumak için misafir odalarından birine geçti.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD