Konakta Esma ve Yavuz'un adı bile geçmiyor sanki hiç orada yaşamamışlar gibiydi. Yavuz bazen anne ve babasıyla konuşuyordu. Kardeşleri tepkili olduğu için onlar Yavuzla konuşmuyordu. Her şey normalleşmeye başlamış Berfe de hamileliğin tadını çıkarıyordu. Canı çok sık bir şeyler çekse de neyse ki ya evde bulunan şeylerden oluyor ya da itiraz etmeden sırayla gidip alıyorlardı. Değer verdiklerini hissediyordu genç kız. On sekiz yaşında hamile olmak kolay değil tabi ama ailesinin desteğiyle iyi olmaya çalışıyordu. Hiçbir farklılık olmadan bir ay çok çabuk geçmişti işte. Bebekler de üç aylık olmuş cinsiyetlerini öğrenmek için sabırsızlanıyorlardı.
Yavuz hala İstanbul'daki şirketteydi ve işlerini oradan yürütmeye çalışıyor kendini meşgul ediyordu. Kendisi gece geç saatlere kadar çalışıyordu. Hatta bir çok gece sabahlamıştı. Esma da kocasını ilk zamanlar gezmesi için ikna etmeye çalışsa da adam ikna olmamıştı. Şimdi kendisi onu umursamadan geziyor hep çok sevdiği sosyete hayatına atılıyordu. Partiler, konkenler, dernek toplantıları, müzayedeler derken zamanı geçiyordu. Bazı kocasının olmadığı gecelerde gece kulüplerinde arkadaşlarıyla eğleniyor hiç yaşamadığı tempoda hayatı devam ediyordu. Mardin de böyle şeyler yoktu bu yüzden bu ışıltılı hayat onu daha çok cezbediyordu. Umarım en az 6 ay daha burada kalabiliriz diye dua ediyordu.
Yarın akşam olacak en büyük kokteyle hazırlanmaya şimdiden başlamıştı. Cilt ve yüz bakımı yaptırıyordu. Bu gecenin bu kadar önemli olması için birçok şey olsa da kendisi için en önemli kısmı o gecenin kral ve kraliçesinin seçilecek olmasıydı. Kocasıyla birlikte olmasa da en azından kraliçe ben olmalıyım diye hayal kuruyordu. Zaten bunu öğrendiği günden beri en gösterişli kıyafeti bulup onu giymek için çaba harcıyordu. İki ya da iki buçuk hafta gibi bir sürede isteği olan elbiseyi bulmuştu kendisine göre tam bir kraliçe elbisesiydi.
Konaktaysa Hakan Berfe'yi İstanbul'a gelip davete katılması için ikna etmeye çalışıyordu. Kendi kız kardeşini babası göndermese de Akın, Azad, Aslı onunla gelecekti. İçinden Berfe'yi bırakarak gitmek ve eğlenmek gelmiyordu. Kızı ikna etmeye uğraşsa da Berfe çekiniyor ve işin aslı kocası da orada olur da onu görür diye endişeleniyordu. Sanki yine aynı şeyleri yaşayacak gibi ne zaman o aklına gelse dalıp gidiyor, elleri koruma içgüdüsüyle karnını sarıyordu. Bundan dolayı ev halkı adamdan bahsetmemek için çabalıyordu.
Dört tarafından gelen saldırı sonunda kız teslim oldu ve o da gidecekti. Belki aklım dağılır iyi olur diye düşünmeye başladı. Kızın kabul etmesiyle Aslı neşe içinde konuşmaya başladı. Daha öncede birkaç kez ağabeyleriyle gitmişti böyle davetlere. Nasıl giyinilir, neler yapılır az çok öğrenmişti. Şimdi Berfe'yle gidip alışveriş yapmak ve İstanbul da gezecek olmak onu heyecanlandırmıştı. Önce ki gittiklerinde Esma cadısı da geliyor hep kendisinden kötü kıyafetler alması için onları öneriyordu. Ya da heyecanı olan her şeyi baltalıyordu. Tabi ağabeyinin yanında çok bir şey söyleyemediği için karışmamasını söyleyip uyarıyordu. Ama bu sefer öyle olmayacaktı. Üstelik Berfe'yi olabileceği en güzel hale getirip ağabeyine neleri kaçırdığını göstermek istiyordu.
İki saat içinde küçük birer valiz hazır etti herkes. Orada zaten alışveriş yapıp öyle davete gidecekleri için yanlarına fazla bir şey almadılar. Gerçi Berfe bu bilgiyi sonradan öğrendiği için birkaç abiye tarzı elbiseyi de koymuştu. Uçağa binmek için havaalanına gitmeden ev halkıyla vedalaştılar ve yola çıktılar. İki saate yakın bir süre sonra İstanbul'a indi uçakları. Hemen hemen her sene geldikleri için burada da evleri vardı. İlk başta orada kalmayı düşünseler de Yavuzların orada kalma ihtimali yüksek olduğundan bir otele yerleştiler. Hakan tek kalacaktı. Berfe Aslı'yla, Akın Azadla
Kalma şekillerini de hallettiklerine göre artık gezebilirlerdi. Ama Berfe hamile olduğu için ilk önce boğaza bakan bir restorantta yemek yediler ve dinlenmiş oldular. Uzun ve sohbetle geçen yemek faslı sonrasında yarın için alışverişe çıktılar. Berfe yanında elbise getirdiğini ve Aslı'ya da verebileceğini söylese de buradaki kadınları bilen Aslı reddetti ve uzun bir alışveriş maratonu başladı.
İlk durakları Nişantaşı oldu. Gittikleri her mağazadaki kıyafetlere Aslı illa bir kusur buluyor elleri boş dönmelerini sağlıyordu. Kız nereye giderse peşinden zavallı bir halde sürükleniyorlardı. Üç saat gibi bir süre geçince Berfe hamile olmasının da etkisiyle çok yorulmuştu ve acıkmıştı. Bunu fark edince Hakan konuşmaya başladı.
"Aslı şimdilik yeter bu kadar. Yengen çok yoruldu. Kız hamile. Oturup yemek yiyelim sonra kendini iyi hissederse o zaman devam ederiz."
"Tamam ağabey. Kusura bakma Berfe ben heyecana kapılıp saatin nasıl geçip gittiğini anlamadım bile. "
"Önemli değil canım. İkiz oldukları için sanırım çok yoruyorlar. "
Böylece yine yemek yiyip dinlendiler ve tam gaz alışverişe devam ettiler. En sonunda Aslı kıyafetleri beğenmişti de Berfe Aslı'nın kendisi için seçtiği elbise ona göre fazla açıktı. Açıkçası bir şey derler belki diye erkeklerden çekinse de onlar bir şey dememiş aksine övgüler yağdırmıştı. Tabi Mardin de olsa böyle bir şey olmayacağını biliyordu. Yine de içi hiç rahat değildi. Elbise çok dekolteli ve dikkat çekici bir renkteydi. Ama ne dese Aslı ikna olmamıştı. Daha sonra tamamlamak için ayakkabı, takı, çanta vs. şeylerin alışverişini yapmışlardı. Neyse ki bu uzun sürmemişti ve hepsini bir saat içinde almışlardı. Çok yoruldukları için otele geçmeye karar verdiler. Yarın neredeyse gün boyu hazırlanmak için plan kuran Aslı'yı duyunca Berfe erken yatmak istedi. Ama kızın konuşmak için olan hevesini görünce kıyamadı ve gece geç saatlere kadar konuştular. Kendisi içindeki dökünce rahatlamıştı aslında. En son çok geç olduğunu söyleyip kızı uyumaya ikna etti.
Öğle saatlerinde kalkan Aslı saati ilk gördüğünde ağzından küçük bir çığlık firar etti. Bu çığlık bile Berfe'yi sıcacık yatağından kaldıramamış sadece başını diğer tarafa çevirip uyumaya devam etmişti. Kızın bu halini gören Aslı'nın ağzı şaşkınlıktan açılmıştı. Normal bir zamanda Berfe herkesten erken kalkar kahvaltıyı bile hazırlardı. Hamile olmak onu uykucu biri yapmışken bir de dün geç bir saatte yatmışlardı. Elini yüzünü yıkadıktan sonra kızı uyandırdı. Tabi bunun için neredeyse on dakika boyu uğraşmıştı. Berfe kalktığında hala uyku isteği vardı. Bıraksalar akşama kadar orada yatsa yine de yetmezmiş gibiydi. Aslı'nın söylenmeleriyle mecburen o da kalktı ve günlük rutin işlerini halledip kıyafet olarak rahat edebileceği bir tayt ve tişört giydi. Zaten kuaförler otele o ve Aslı'yı hazırlamaya gelecekti. Önce Hakan'ı arayıp ne yaptıklarını sordular. Onlar çoktan kahvaltı yapmış şirkete de çalışmaya gitmişlerdi. Otele yakın yerde kahvaltı salonu olduğunu ve oradan iyi kahvaltı yapıp sonra hazırlanmalarını söylemişlerdi. Bu yüzden ilk önce orada kahvaltı yapıp sonra otel odasına geçti kızlar. Zaten onlardan yaklaşık beş on dakika sonra kuaför ve makyöz geldi.
İlk önce saç ve cilt bakımı yaptılar. Bütün bunlar saat beşe kadar halledildi. Daha sonra Berfe için makyaja Aslı için saç yapımına başlandı. Berfe cildine çok bir şey sürmemelerini rica etti. Çok sade bir makyaj istiyordu aslında. Cildi pürüzsüz ve lekesiz olduğundan kadın zaten gerek olmadığını söyledi. Aslı da saçını doğal maşalar halinde yana atıp doğal bir görüntü kazandı saçında. Sıra Berfe'nin saçındaydı. Bu arada Aslı yüz hatlarını belirginleştiren keskin makyaj istiyordu. Berfe yine saçına fazla bir şey yaptırmamış normal saçıydı neredeyse. O kadar az şey yapılsa da hala çok güzel olan kıza hayran kalmışlardı. Elbiseleri giyince Berfe yine huzursuzlanmaya ve söylenmeye başladı. Böyle açık şeylere hiç alışkın değildi ki. Üstelik ya aileler ya da aşiretten biri bir şekilde görürse diye çekiniyordu. O zaman kendilerine kızacaklarını düşünüyordu. Aslı endişe etmemesini söyleyip sakinleştirmeye çalışsa da pek etkili olmuyordu. Davet saatine yarım saat gibi bir süre vardı. Gidecekleri yere bir saatte varıp geç kalacak olsalar bile fazla önemsemedi hiçbiri. Odanın kapısı tıklatılınca Aslı makyöz kızdan açmasını rica etti. Üç adam da aynı anda odaya girince kapıyı geri kapattı. Ama adamlar donup kaldı. Aslı da güzel olsa da Berfe doğal haliyle bile melek gibiydi. Evli olduğunu ve bu kişinin ağabeyleri olduğunu bile unuttu Akınla Azad. Diğer yandan Hakan zaten uzun zamandır bu gerçeği yok sayıyor ona göre yaşıyordu. Kızın bu hali diğer hallerinden daha çok etkiledi onu. Kısa sürede kendilerine geldiler ve hazırlar ise çıkmaları gerektiğini söylediler. Evet hazırız diyen kızlarla odadan çıktılar ve aşağıya indiklerinde otelin önündeki hazır olan arabalara bindiler. Hakan ve Berfe beraber giderken üç kardeş aynı arabayla gidiyordu.
Onların geleceğinden habersiz olan Yavuz ve Esma da davet için hazırlandı. Kaç haftadır kadının hevesle uğraştığını bilen Yavuz'a bu durum oldukça tuhaf gelmişti. Alt tarafı davet giy bir şeyler git diye düşünüyordu. Tabi kendisi her hangi bir takım elbiseyi giyip gidiyordu onun için önemsizdi. Kadının kendini bu kadar bekletmesine kızmıştı. Hangi saatte geleceğini biliyordu ona göre bir kerede hazır olup kendini şaşırtsa ne iyi olurdu.
Sonunda haftalardır verdiği çabanın sonuç vereceği gün gelmişti. Bu davette kraliçe seçileceğinden oldukça emindi. Son birkaç dokunuşla tamamen hazırdı. Biraz daha gecikirse Yavuz kendisini beklemeden giderdi ve bu rezil olması demekti. Böyle bir gecede bunu kabul edemeyeceği için adamı daha fazla kapı önünde bekletmeden indi. Yavuz indiği zaman kendisine bir bakış atıp önüne döndü. Bu sinirlenmesini sağladı. Biraz kendisine iltifat etmesini umsa da adam resmen geri başını çevirmişti.
"Nasıl olmuşum hayatım bir şey desen mi acaba"
"İyi işte Esma ne diyeyim? Benim iltifat etmediğimi daha öğrenemedin mi? Tam olarak yarım saattir bekliyorum seni. En sonunda bırakıp gidecektim. Neyse yürü gidelim. " diye kapıdan çıktı ve en sevdiği arabalarından biri olan Range Rover'ına yöneldi.
Esma adamın huyunu bilse de bu gece için çok uğraşmıştı ve her gören kişinin kendisini övmesini istiyordu. Bu durum canını sıkmıştı ama umursamamaya da çalıştı. Gecenin kraliçesi olduğunda onu öven bir çok kişi olacaktı ne de olsa.
Davetin yapıldığı yere geldiklerinde vale kadının kapısını açıp inmesi için yardımcı olmuştu. Kapının önündeki magazin kameramanlarına birkaç poz verip içeri geçtiler. Muhabirlerden biri çocuklarının olmadığıyla ilgili şeyleri sorunca gerilseler de belli etmemeye çalışıp içeri geçtiler. Gerilmenin yanı sıra Yavuz'un aklına Berfe gelmişti. En son yaptıklarından sonra kızın çocuğu olması için kendisiyle birlikte olacağını zannetmiyordu. Zaman geçtikçe pişman olsa da kendini haklı gören bencil tarafı hala mevcuttu ve kızdan özür dilemedi. Yine de bu gecelik bu konuyu kapattı. Yerlerine geçene kadar tanıdık yüzlerle konuştular ve masalarına oturdular. Beş dakika sonra Yavuz buradaki dostu olan adamların yanına geçti ve Esma da sosyetenin önde giden hanımlarıyla iyi bir sohbet kurmaya çalışıyordu. Kadın ne niyetle yanlarına yaklaşıyor diye analiz edip konuşmaları ona göre bir ilerleme gösteriyordu. Kendisi gibi olan birkaç kişiyle anlaşmış olsa da aslında samimi olan kadınlar pek hevesli değil gibiydi Esma'yla konuşmaya. Aldığı ilgi pek hoşuna gitmese de ilerleyen saatler oldukça bu ilginin artacağını umut etti.
Sohbetler edilirken davete yaklaşık yarım saat gecikmeli gelen gençler ilk olarak birkaç poz vermiş sonra içeriye geçmişlerdi. Kameralara alışık olmayan Berfe zorlansa da normal durmak için çabalamıştı. Önde ağabeyleriyle birlikte Aslı giderken arkalarından Hakan'ın kolunda Berfe giriyordu. Gençler salon kapısından girdiği ilk an fark edildiler. Birbirinden yakışıklı üç adam hanımlar tarafından izlenirken Aslı'yı gören ama arkasından kırmızı elbisesiyle içerde olan meleği gördüklerinde hiçbir erkek gözlerini alamamıştı. Tıpkı Akın, Hakan ve Azad'a olduğu gibi büyülendiler. Kapıya arkası dönük olan Yavuz dostu olan adamlar nereye büyülenmiş gibi bakıyor merak edince arkasını döndü. Kapıda kardeşleri vardı. Ama daha çok dikkatini kuzeninin koluna girmiş Mira çekmişti. Kız o kadar güzeldi ki hem çok doğal hem de güzeldi. Ama sadece bu değildi. Kırmızı dekolteli elbisesiyle bu kız Mardin'deki Mira değildi çok seksi bir kadındı. İlk anlar o da büyülense de sonra damarlarındaki kana karışan bu kıskançlık kendine gelmesini sağladı. Bu kızın burada ne işi vardı. Kendisi bunları düşünürken gençler ilerlemeye başladılar. Kendilerine ait yere geçene kadar birçok kişiyle konuşmuş Berfe'yle flört etmek isteyen genç model ve iş adamlarıyla olabildiğince kısa konuşup kurtulmaya çalıştılar. Bu arada Yavuz da bir arkadaşının dediğiyle ona döndü
"Şu kıza bakın evrenin en seksi kadını ve en masum meleği aynı anda gibi. Bu gece kollarımda olması için her şeyi yaparım. " diğer arkadaşlarının da onay vermesiyle daha çok kuduran adam bir yumruk çakıp yere düşürmemek için kendini zor tuttu. Böyle bir ortamda bu yapılmazdı. Üstelik nedenini sorsalar o cevap bile veremezdi. Kendini tutmak için içkileri fondiplemeye başladı. En azından alkole dayanıklıydı.
Onların gelişini gören Esma kıza olan bakışlarla kuduruyordu resmen. Kendi bu gece için o kadar hazırlamışken bu kızın kendisinden güzel gözükmesine katlanamıyordu. Hele ki yanında olan kadınlarda onu övmeye başlayınca bu sinir daha da arttı. Kızın gecesinin kötü olması için plan yapmaya başladı bile.