Evime doğru yürüyen adamı izledim.Hastane de fermuarımı çeken adamla bu adam aynı kişiymiydi?Beynim ayaklarıma yürü komutunu verdiğinde hareketlendim.Yüreğimde ki ince sızı ilmek ilmek işliyordu bedenime.Kalbimin tam ortasında bir nokta vardı ve ben o noktada boğuluyordum.Yitip giden benliğim yok oluyordu.Evin kapısında abimle konuştuğunu gördüm.Zihnimde yankılanan cümlelere anlam veremedim
'Hayatımdaki iki erkek'
Gözlerimiz buluştuğunda kafamı yere eğdim.Müsaade etmemeliydim.Zihnimin onun avuçarına kaymasına izin vermemeliydim.Yavaşça içeri süzüldüm.Anlamlandıramadığım bir his kapladı bedenimi.Usulca aktı içimden.
Yavaş yavaş gelmeye başlayan misafirlerle zihnimi boşalttım.Odamdan küçük adımlarla çıkarken beynimde ki tek görüntü yanımdan geçip gittiği andı.Omuzlarım usulca çöktüler.Küçük bir kız çocuğu gibi kollarımı bağlayıp bir köşede ağlamak istiyordum.Misafirlere hoşgeldin dedikten sonra bugün çokça yer edineceğim mekanıma adım attım.Mutfağa!
-Abim balkona iki çay getir.'.ne ara geldiğini bile fark etmediğim abim bana kısa bir korku seansı yaşatmıştı.Ağzına attığı kurabiyeyi beğenmiş olacak ki 'Bunlardan da getir'demeyi ihmal etmedi.Küçük bir tepsiye çay ve hazırladığımız yiyeceklerden koydum.Abimin odasına girdim.Balkona yol almak üzereyken bir kez daha abimin ne kadar şanslı olduğunu düşündüm.Keşke benim odamda da balkonum olsaydı diye geçirdim içimden.Gözlerim onu bulduğunda kısa bir şaşkınlık yaşadım.Bizim evde miydi?Abim yanımdan geçip giderken ne yapacağımı şaşırmış halde sadece ona bakıyordum.Ayağa kalkıp elimde ki tepsiye uzandığında anca kendime gelebilmiştim.Parmak uçları soğuk parmaklarıma temas edince.Bedenim alev almıştı.Ellerimi hızla arkama sakladım.
-Hoşgeldiniz dedim.
Yüzüme bakmıyordu.Kafasını salladı.Tepsiyi masaya bıraktı.Hızla tepsidekileri boşaltmaya başladım.Abim elinde sandalyeyle geldiğinde usulca terk ettim odayı.
Bedenim mutfakta çay dolduruyor olabilirdi ama aklım hala abimin odasında balkondaydı.Abim çayları doldurmaya kendisi geliyordu hatta dayanamamamış bana ayrı bir çaydanlığa çay koydurmuş ,odasına çekilmişti.Ne konuşuyorlardı bu kadar?Elimdeki çayları tek tek teyzelee uzattığımda yüzüme de sahte bir gülücük kondurmuştum.Mutfağa geçtim ve kendimi sandalyeye attım.Gerçekten yorulmuştum.Rabia içeri girdiğinde gözlerim ona kaydı.Ayaklandığım sırada beni eliyle durdurdu.Aynı apartmanda oturuyorduk.Çok şeker bir kızdı.Bana bugün çok yardım etmişti.O da benim kadar yorulmuştu.Çayını doldurdu ve yanıma oturdu.
-'Nasılsın Amine?'
-Böyle dedim sadece.
Gözleri şefkatle beni buldu.Masanın üstündeki elimi sıktı.
-'Geçecek dedi'.Beni ondan daha iyi kimse anlayamazdı.Küçük yaşta babasını ve annesini kaybetmişti.Yaşlı ninesiyle birlikte yaşıyorlardı.Gözleri yaşla dolduğunda hızla kuruladı.
-'Ben içeriye geçeyim.'dedi ve gitti.Elimde çevirip durduğum bardağa kaydı gözlerim.Dibini döktükten sonra makineyi yerleştirdim.Gözlerim tam karşımda ki odayı buldu.Hala ordalardı.Gözlerimi kapıdan ayırıp,salondaki boş bardakları topladım ve çayları geri koyup tekrar dağıttım.Aklıma gelen fikirle yüzümde bir gülümseme oluştu
TATLI...
Aklıma gelen fikirle yüzümde istem dışı bir gülümseme peyda oldu.Hızla ,iki tabağa annemin yaptığı leziz gül tatlısından yerleştirdim.Küçük bir tepsiye koyup sabahtan beri gözümü diktiğim kapıya doğru yöneldim.Kapıyı hafif tıklattım ve içeriden 'gel'sesini duymamla kapıyı açtım.Gözlerim ilk an onu bulduğunda hemen abime döndüm.İlerleyip masaya tatlıları koydum.Abim bana teşekkür ettiğinde gitmem gerektiğini anladım.İyi de daha yeni geldim.Masada ki boşları görünce onları toplama bahanesiyle biraz daha kalabileceğimi düşündüm.Hem ne konuştuklarını da duyardım.Yavaş yavaş boşları toplarken abimin telefonu çaldı.Özür dileyerek çıktığında balkonda sadece ikimiz kalmıştık.
-'Ellerine sağlık,her şey çok güzel olmuş.Özellikle kurabiyeler.'
'-Afiyet olsun.' dedim.Sabah ki tavırlarını unutmadık dercesine baktım ona.Gözlerimiz kesiştiğinde yerinde kıpırdandı
-Sabah yanınızda biri vardı?'dedi.Kim vardı diye düşünürken Rıfat Abi'm olduğu gerçeği beynime dank etti.O yüzden miydi bu tavırlar.Yok artık diye düşünürken sorgularcasına bakan gözlere cevap verme ihtiyacı hissettim.
-Amcamın oğlu dedim.
-Seni istemeye gelen amcanın oğlu mu dedi.Sesi yükselmişti.Gözlerim irice açıldı.Nerden biliyordu?
-Siz,siz bunu nereden biliyorsunuz dedim.
-Sen söyledin dedi.Ben mi?Ne zaman böyle bir şey söylemiştim.Yüzünde sıcak bir gülümseme oldu.
-Kusura bakma dedi.Anlamadığımı ifade etmek için kafamı kaldırdım.Abimin sesini duymamla konuşmanın bittiğini anladım.Hızla boşları topladım.Abim tam girerken ben de çıkıyordum.HIzla mutfağa girdiğimde Rabia tatlıları tabaklara koyuyordu.Beni görünce hafif bir tebesssüm etti.
-Kusura bakma Rabia,seni de yordum dedim.
-Önemli değil.Hayriye Teyze tatlıları getirelim deyince şey yaptım dedi.Bu kızın çekingenliği beni bitiriyordu.Kaç yıllık arkadaştık benden bile çekiniyordu hala.Rabianın doldurduğu tabakları salona götürdüm ve tek tek dağıttım.Bulaşıkları hemen makineye attım.Artık kendime de bir tabak hazırlayabilirdim.Sabahtan beri koştur koştur yorulmuştum.Tabağımı elime aldım ve tezgaha yaslandım.Kapı görüş hizamdaydı artık.
-Amineciğim diye içeri giren Sultan Teyze'ye takıldı gözlerim.Hayır diye geçirdim içimden.Nolur Allah'ım tahmin ettiğim şey olmasın.
-Gel kızım oturalım şöyle dedi ve beni bir şey demedne yanındaki sandalyeye oturttu.
-Benim oğlan,seni markette görmüş beğenmiş.Ne dersin bi görüşsseniz ha kızım.Biliyorum babanı daha yeni kaybettin böyle şeyler konuşulmaz ama kafan dağılır güzel yavrum
dedi.Eliyle sırtımı sıvazlıyordu bir yandan da.Mutfaktan içeriye girdiği an böyle bir teklifle geleceğini biliyordum.Tam reddedeceğim sırada arkamdan gelen öksürük sesiyle olduğum yerde sıçradım.Gözlerim anında onu buldu.