Silah sesleri dinmişti ama canı yanan bazı insanlar olmuştu. Onlar ise Leyla'nın kollarında son nefesini vermekten korkan Cengiz ve Leylaydı. Leyla sırtından vurularak soğuk zemine düştüğü anda geçmişi gözlerinin önünden bir film şeridi gibi geçerken yalızca ölmeyi dilemişti. Ölmek ve bir daha yaşamamak istedi. Bu hayatın ona sunduğu bütün ızdırapları dinsin istedi.
Bir dava uğruna bu hale geleceğini bilmiyordu. Cengiz hep uyarmıştı fakat Leyla hiç bir zaman bir adım bile geri atmayan bir kadındı. Hırsına yenik düşen Leyla henüz daha yolun basında olduğundan bile habersizdi. Öyle canı yanıyordu ki yalızca gözlerini karanlığa ,ölüme kapatmak istedi.
Leyla'nın karşısında ki örgüt kimsenin tahmin edemeyeceği kadar pislik ve güçlü insanlardı.
Her bir adımlarını gizleyen örgüt mensupları Leyla'yı kurban etmek için herşeyi yapmaya başlamışlardı. İsimleri bilinen veya bilinmeyen bir çok vatandaş anne baba ,çocuk ,aile ve çoğu kadın olmak üzere bir çok insanın hayatına son vermişlerdi.
Ve Leyla onlar için büyük bir kurbandı. Örgüt liderleri ve çete askerleri Leylaya her daim sükastler ile kendilerini hatırlatıyorlardı.
" Yaşayacaksın. " dedi kulağında yankılanan sessiz fısıltı. " Daha ölmeyeceksin Leyla. Seni öldürmeyeceğim seni hayal edemeyeceğin şekillere süründüreceğim. " dedi sarı dişleri ile sessizce gülümserken. " Ölmek için yalvaracaksın Leyla. Yalnızca ölmek isteyeceksin." dedi bir yabancı Leyla'nın boynuna fısıldarken.