“İster Afran’ın yanı isterse annenin yanı! Bundan sonra sana konakta yaşamak yok Zêrgül hanım!” Devran’ın konuşmaya başlamasıyla bakışlarını kime ait olduğunu bilmediği evden çekip oğluna dönmüştü Zêrgül, duyduğuna ise inanamıyordu, "Sen bunca yıllık anneni konaktan kovuyorsun? Sen doğuran benim! Sen yokken ben vardım o konakta!" Devran rahattı, yapacak olduğundan gram vicdanı sızlamıyordu. "O zaman büyüklüğünü bilip büyük gibi davransaydın! Çoluğunu çocuğunu birbirine zıtlaşsınlar diye değil bir arada tutmak için uğraşsaydın.” “O konak karının üzerine bile olsa Afran’ı Ariya’yı kovamaz! Duydun mu beni? Kovamaz! Sana verilen neyse o kadarı Afran’a da verilecek! İkiniz kardeşsiniz! Ölseniz bile buy değişmeyecek! Senin karın ne yaptı, gidin dedi! Hadsiz!” Zêrgül kendi suçunu ört bas

