Ve bir el beni o karanlık boşluktan çıkarmıştı. “Nefes al Meyra, nefes al.” Nefes al, beynim bu cümleyle yankılanıyordu, nefes al... “Sakın ölme duydun mu? İzin vermiyorum.” Derin bir nefes almamla aydınlığa tekrardan kavuşmuştum. Deli gibi öksürüyordum. Sırtımda bir el vardı. “Nefes al.” Bu Karan’dı beni o boşluktan çıkaran kişi. İkinci kez beni hayata bağlayan kişiydi. Yüzünü yüzüme sabitleyip, “Ölmek istemiyorum.” dedim. Söylediğim ilk kelime buydu, vücudum titriyordu. Karan’ın beni kendine yakınlaştırmasıyla boynuna sıkı sıkı sarıldım. “Efendim, adam aşağıda.” Duyduğum sesin beni iyice korkutmasıyla Karan’a sokulmuştum. Karan’ın bedeni kaskatı kesilmişti. “Arkanı dön lan!” “E-fen-dim, ben.” “Siktir git aşağıya geliyorum!” Karan’ın korkutucu ve gergin sesi beni

