bc

Töre Ateşi +21 🔥

book_age18+
771
FOLLOW
5.5K
READ
dark
forbidden
powerful
neighbor
stepfather
heir/heiress
bxg
mythology
musclebear
like
intro-logo
Blurb

Yirmi yıldır suskun bir aşk, töreye zincirlenmiş iki yürek...Adar, köyün en sert erkeği, içindeki yangını yıllardır diliyle değil gözleriyle söndürmeye çalışıyor.Arin'in kızıl saçları rüzgarda savrulduğunda, o alev Adar'ı yakıyor ama dokunamamak en büyük işkence.Kan davası, aileler arası görünmez duvar, inatçı dünürcüler...Bir bakış bile kan döktürebilirken, bir dokunuş her şeyi yakacak mı?Töre der ki: Yasak.Kalp der ki: Yaklaş.+21 ateşli sahneler, yasak tutku ve töreye meydan okuyan aşk...Hazır mısın? Bu yangın söndürülemez! 🔥❤️‍🔥Töre Ateşi +21

chap-preview
Free preview
Ela gözlerin laneti🔥
Kayalar Köyü, Mardin’in dağlarına yapışmış gibiydi. Taş evler birbirine sırtını vermiş, yollar tozlu ve dar. Sabah güneşi bile havayı ısıtamıyordu; yirmi yıllık kan davasının ağırlığı çökmüştü her yere. Köyün girişinde iki büyük ev vardı. Biri Karahan ailesinin, öteki Kızılhan ailesinin. Aralarındaki dar yol, yirmi yıldır kimsenin geçmediği bir sınır gibi duruyordu. Adar Karahan bir adım atsa töre devreye girerdi. Arin Kızılhan bir bakış fazla uzun tutsa kan akardı. Adar yirmi sekizindeydi ama gözleri çok daha yaşlı bakıyordu. Sustukça yaşlanmıştı. Konuşsa bir şey olurdu, konuşmasa da içindeki ateş kemirip duruyordu. O sabah da her zamanki gibi avluya indi, süpürgeyi aldı. Gözü karşı yola kaydı. Her sabah aynı saatte çıkan o kızıl saçlı kız yine görünmüştü. Arin Kızılhan çeşmeye gidiyordu. Saçları rüzgârda savruluyordu, güneş değince alev gibi yanıyordu. Üzerinde sade bir elbise vardı ama vücudu o elbisenin altında belli oluyordu. İnce beli, dolgun kalçaları… Adar’ın boğazı kurudu. Kollarındaki bilezikler her adımda hafifçe şıngırdıyordu. O ses yıllardır Adar’ın kulağında çınlıyordu. Süpürge elinde kaldı. Arin çeşmeye eğildi, testiyi doldururken göğüsleri öne çıktı. Adar bakışlarını alamadı. Kalbi deli gibi çarpıyordu. Bir an hayal etti: o saçları avuçlamak, o boynu öpmek, bileziklerin sesini teninde duymak… Arin başını kaldırdı. Gözleri karşı avluya kaydı ve Adar’la kesişti. Ela gözleer… Bir saniyelik bakış. Adar’ın bütün bedeni gerildi. Karnının altındaki sıcaklık birden yükseldi. Arin’in gözleri hep böyle bakardı; insanın içine işleyen, gizli saklı yer bırakmayan bir bakış. Arin duraksadı. Dudakları aralandı, sanki bir şey söyleyecek gibiydi. Ama söylemedi. Bir kelime bile fazla olurdu. Adar yutkundu. Eli süpürgenin sapını sıkıca kavradı, tahta çatırdadı. İçinden biri bağırıyordu: “Konuşsana be adam, bir kere olsun konuş!” Ama yirmi yıllık töre sesi daha baskındı: “Sus, kan akar.” Arin testi doldurdu, doğruldu. Saçlarından bir tutam ıslak yüzüne yapışmıştı. Parmaklarıyla yavaşça çekti. O basit hareket Adar’ın midesini düğümledi. Yirmi yıldır o parmakların kendi teninde dolaştığını hayal ediyordu. O saçların tarçın ve dağ çiçeği kokusunu burnunda taşıyordu. Ama dokunamıyordu. Dokunsa töre devreye girerdi... Dokunsa köy yanardı... Ariin bir an daha durdu, gözleri hâlâ Adar’daydı. Göğsü hızlı hızlı inip kalkıyordu. Sonra başını hafifçe eğdi ne selam ne gülümseme ve döndü. Testiyi omzuna alıp, kalçaları hafifçe sallanarak uzaklaştı. Adar’ın nefesi kesildi. Süpürgeyi yere bıraktı, sırtını duvara yasladı. Eli göğsüne gitti. O bakış yetmişti. Yirmi yıllık suskunluk bir anlığına çatlamıştı. Ve Adar artık biliyordu: Bu ateş sadece ruhunu değil, bedenini de yakıyordu. O sırada avlunun köşesinden Azize Nine çıktı. Bastonu taşlara vurarak yaklaşıyordu. Gözleri her zamanki gibi keskindi. “Ne dikildin öyle oğlum?” dedi sertçe ama sesinde Adar’a özel bir yumuşaklık vardı. Adar başını kaldırdı. Gözleri hâlâ Arin’in gittiği yoldaydı. Nine omzuna elini koydu. “Yangın içini kemiriyor, değil mi? Yirmi yıldır biliyorum.” Adar yutkundu, konuşmadı. Nine iç çekti. “Susmak seni kurtarmaz evlat. Ateş susarak sönmez. Bir gün patlayacak. O gün ya köy yanar, ya sen küle dönersin… ya da ikiniz birden o ateşin içinde birbirinize sarılırsınız.” Adar’ın gözleri doldu ama ağlamadı. Yirmi yıldır ağlamamıştı. Nine bastonunu yere vurdu. “Yakında o kızıl alev seni bekliyor. Töre yakar insanı. Aşk isee… önce yakaar, sonra söndürür.” Adar doğruldu, süpürgeyi tekrar aldı. Ama aklı çeşmedeydi. Hâlâ o elaa gözlerdeydi. Hâlâ o kızıl saçlardaydı. Hâlâ o bilezik şıngırtısındaydı. Ve içindeki ateş… daha da harlanıyordu...

editor-pick
Dreame-Editor's pick

bc

MENZİL 🧭🧭🧭

read
4.4K
bc

AŞKLA BERDEL

read
93.9K
bc

MARDİN KIZILI [+18]

read
561.8K
bc

Ağanın Sözde Karısı

read
91.1K
bc

ÖTEKİNİ SEVMEK

read
1K
bc

EFSUN: AĞANIN GELİNİ

read
55.8K
bc

CEO'NUN FİRST LADY'SI (+21)

read
59.4K

Scan code to download app

download_iosApp Store
google icon
Google Play
Facebook