Ferit’in arabası Kızılhan avlusuna girdiğinde köy meydanı bir anda sessizleşti. İri yarı adam, bıyıkları dimdik, hediye bohçalarını adamlarına taşıttı. Mehmet Kızılhan kapıda karşıladı onu, sesi sert ama kararlıydı: “Hoş geldin Ferit. Arin hazır. Bugün konuşacağız.” Arin odasında pencereye yapışmıştı. Kalbi yerinden çıkacak gibiydi. Dün gece Adar’la dağ yolunda sarıldığı an, bugün Ferit’in geldiği haber… Hepsi birbirine karışıyordu. Parmakları cama değdi, sanki Adar’ın sıcaklığını hâlâ hissediyordu. Adar’ın Gözü Dönmeye Başlaması Adar konağın damına çıkmış, aşağıyı izliyordu. Ferit’in siluetini görünce yumruklarını sıktı. Gözleri yavaş yavaş karardı. Cebindeki tokayı öyle sıkı tuttu ki parmakları beyazladı. “Arin…” diye hırladı dişlerinin arasından. “Seni o adama vermeyecekler. Sen be

