Arin’in bedeni Adar’ın kollarında hareketsizdi. Ela gözleri kapalı, göğsü kalkmıyordu. Kalbi durmuştu. Adar dizlerinin üzerine çöktü, Arin’i sıkıca sardı. Omzundan kan akıyordu ama acıyı hissetmiyordu. Sadece Arin’in soğumaya başlayan tenine bakıyordu. “Arin… aç gözlerini… seninim… lütfen…” diye tekrarlıyordu. Sesi kırık, çaresiz ve yalvarır gibiydi. Tam o anda Zişan, Arin’in annesi, avludan fırladı. Saçları dağılmış, gözleri kan çanağıydı. Kızının kan içindeki bedenini görünce bir çığlık attı ki köyün bütün taşları titredi. O çığlık sadece acı değildi; bir annenin ruhunun parçalanmasıydı. “Arinim! Kızım! Hayır! Kalbim durdu seninle!” Zişan Mehmet’in üstüne yürüdü. Elleri titreyerek kocasına vurmaya başladı. Yumrukları Mehmet’in göğsüne, omuzlarına iniyordu. Mehmet taş gibi duruyordu am

