Kapı arkalarından sürgülendiği anda dışarıdaki dünya sustu. Silah sesleri, çığlıklar, koşuşturma ayakları hâlâ duyuluyordu ama oda artık sadece ikisine aitti. Adar dönüp Arin’e baktı. Loş ışıkta beyaz gelinliği toz ve korkuyla lekelenmişti ama Arin hiç bu kadar çıplak, hiç bu kadar arzu dolu görünmemişti. Kızıl saçları omuzlarına dökülmüş, ela gözleri Adar’ın gözlerine kenetlenmişti. Adar yavaşça yaklaştı, yaralı omzunu umursamadan Arin’i belinden kavradı ve kendine çekti. Nefesleri birbirine karıştı. “Seninim,” diye fısıldadı Adar, sesi kalın ve açtı. “Bugün ‘evet’ dedik. Şimdi de bedenimle diyorum.” Arin titreyerek Adar’ın göğsüne yaslandı. Parmakları Adar’ın gömleğinin düğmelerine gitti, tek tek açtı. Tenine değdiği anda ikisi de ürperdi. Adar gelinliğin askılarını yavaşça omuzlarınd

