Köy meydanında halılar serilmeye başlanmıştı. Kadınlar renk renk kilimleri bir ucundan tutup diğer ucuna taşıyor, erkekler ise sandalyeleri diziyordu. Ama hava bayram havası taşımıyordu. Herkesin yüzünde aynı gergin ifade vardı. Bir kısmı “Nihayet töre kırıldı” derken, diğer kısmı “Bu nikâh köyü bitirir” diye fısıldıyordu. Arin odasının penceresinden dışarıyı izliyordu. Yarası hâlâ sızlıyordu ama Adar’ın kollarında geçirdiği her an acıyı unutturuyordu. Kapı hafifçe çalındı. Adar girdi. Kapıyı arkasından kapattı, bir an durdu. Gözleri Arin’in kızıl saçlarında, ela gözlerinde dolaştı. Yavaşça yaklaştı, yaralı omzunu umursamadan Arin’i belinden sardı. Alnını alnına dayadı. “Seninim,” diye fısıldadı. Sesi boğuktu. “Dün gece rüyamda yine seni gördüm. Göğsüne kurşunlar giriyordu… uyanınca ter

