Silah sesi köyün taşlarında patladı. Arin irkilip Adar’ın koluna yapıştı. Adar damın kenarına koştu, aşağı baktığında meydan donup kalmıştı. Ferit’in adamlarından biri, Mehmet’in kapısının önünde kanlar içinde yatıyordu. Göğsünden tek kurşun girmişti. Kapının üzerine, kanla karışmış çamurun üstüne büyük harflerle bir cümle yazılmıştı: BU SADECE BAŞLANGIÇ. Kadınlar çığlık attı. Erkekler tüfeklerine sarıldı. Mehmet avluya fırladı, yüzü bembeyazdı. Zişan arkasından koşarken “Kızım! Arin’im!” diye bağırıyordu. Reşit günlüğü göğsüne bastırmış halde kapıya geldiğinde donakaldı. Adar Arin’i arkasına çekti. “İçeri gir. Sakın dışarı çıkma.” Sesi sertti ama gözlerinde hem öfke hem korku vardı. Arin itiraz edecek oldu ama Adar’ın yaralı omzuna dokundu. “Adar… lütfen… sen de dikkat et.” Aşağıda ka

