Kan🩸

859 Words

Akşamın ilk gölgeleri köyün taş evlerine vurduğunda meydan hâlâ boşalmamıştı. Güneş batmak üzereydi ama kimse evine gitmiyordu. Erkekler tüfeklerini dizlerine dayamış, kadınlar kapı eşiklerinde fısıldaşıyordu. Ferit’in sabahki sözleri hâlâ havada asılıydı: “Akşama kadar düşünün.” Ben Reşit’in evinin önünde duruyordum. Omzumdaki iki yara da zonkluyordu ama acıyı bastırıyordum. Arin koluma yapışmıştı, parmakları buz gibiydi. Zeynep ve Ferhat evin içinde, Nine’nin yanında oturuyordu. Zeynep’in elleri karnındaydı; karnı artık iyice belli oluyordu. Ferhat onun omzunu sıkıca tutmuş, gözleri kapıdaydı. Reşit dışarıda volta atıyordu. Her adımda yere tükürüyor, tüfeğini omzundan indirip yeniden omuzluyordu. “Bu adam deli mi ne? Kışkırtıyor… kışkırtıyor… Köyü ikiye böldü. Hacı Amca bile Ferit’in

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD