Sidar Atasoy “Oğlum ne yapacağız lan?” Diyen Kaya’nın korku dolu sesi ile kendime geldim. Emeklerim gözlerimin önünde gidiyordu, benimse yapabileceğim hiçbir şey yoktu. Ellerimi dükkanımda yumruk halini alırken kendimiz zar zor sakinleştirip geriye doğru yürüdüm. Benim odamın camına geldim. “Gel buradan aşağı ineceğiz, acil durum olursa diye buradan inebilmek için borulara döşeme yaptım. Rahat rahat basamaklı bir şekilde inebiliriz aşağıya. Henüz bu tarafı sarmamış zaten yangın.” Bunları söylerken öyle ifadesiz bir şekilde söylüyordum ki Kaya’nın tedirgin bakışları üzerimde dolanıyordu. “kardeşim iyi misin sen?” diye sorduğunda ona boş gözlerle baktım. İyi olman mümkün müydü? Ben bu fabrikaları adam edebilmek için, yeniden kurabilmek için 4 gün uykusuz kaldığımı bilirdim. Hastanel

