KARŞI TARAF! O gece rüyama da girdi Halil Efe, öfkesini yitirmişti çoktan. Elinde bir portakallı kurabiye, ucundan ısırayım diye ısrar ediyordu. Konuşması için yalvarıyordum ama susuyordu. Portakallı kurabiyeden ısırınca uyandım. Sabah yine pek bir şey yemeden çıktım evden. Ben daha merdivenleri inerken aşağı katın kapısından da Halil Efe, Nazlı ve Yusuf çıktılar. Konuşuyorlardı birbirleriyle, ardımdan araları bozulacak bir şey yaşanmamıştı besbelli. Onlar önde biz arkada kaldık yine, "Başım öyle çok ağrıdı ki gece iç kanama geçiriyorum sandım," dedi Yusuf. "Sahi mi? Doktora gidelim o zaman..." "Sen endişeleniyor musun diye bir deneyeyim dedim. Sevindim, o kadar da önemsiz değilmişim." Ne öylesin diyebildim ne de değilsin. Sustum sadece, Ha

