kaçış

2030 Words

Kendimi nasıl dışarı attım, nasıl o arabaya bindim bilmiyordum. Tek bildiğim şey paramparça olduğumdu. Ağzımı bıçak açmadan İstanbul'a gidene kadar öylece oturdum arabada. Karşımdaki iri yarı cüsseye sahip iki adam da tek kelime etmeden beni izlediler yol boyunca. Aklım ve kalbimdeki tek isim bu süreçte Fırat'tı. Yaşadığım duyguların korkuyla, başıma bir şey gelmesiyle alakası yoktu. Ben kişiliksizliğimin altında kalmış, ezilmiş vaziyetteydim. Yüreğimi yakan şey, Fırat'ın bana zarar vereceği ya da hapiste çürüyeceğim kesinlikle değildi. Onu kırmıştım, onu parçalamıştım. Kendim ise, zaten paramparçaydım. Acaba ne zamandandır biliyordu? Bu soru aklıma bir kanca gibi takılmışken, gözlerimin önüne ilk öpüşmemiz geldi. Kalbime kör bıçaklar saplanmışçasına içim acıyla üst üste kıvrandı.

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD