Fırat'tan.. Attığım mesajdan sonra başımda felaket bir baş ağrısı başladı. Neredeyse dört dakika sonra telefonuma gelen mesajla o ağrı sanki katlandıkça katlandı. Öyle ki gözlerimi açamayacak durumdaydım. Kaçmıştı! Aldığım ilaçlar da fayda etmeyince doğruca hastaneye gittim. Vurdukları ağrı kesici iğne yavaş yavaş ağrımı dindirirken bir günlük rapor alarak Suluca'daki evime geldim. Bu baş ağrısının kendimi sıkarak gizlemeye çalıştığım duygusal ağrılarımın bir yansıması olduğunu biliyordum. Hal böyleyken, bir gece sadece bir gece kendime, kendimi dağıtma izni verdim. Arabam daha bahçe kapısından girer girmez anılar bir yılan gibi sarıldı kalbime. Canımı acıttı.. Gitmişti! Kaçmıştı benden. Bizden.. Biz yoktuk ki artık. Belki de hiç olmamıştık. Arabamı park edip dışarı çıktığımd

