Küller

568 Words

Selim Bey'in tutuklanmasının üstünden bir ay geçti. Temmuz sıcağı İstanbul'u kavuruyordu. Boğaz'ın suları durgun, hava ağır. Kaan her gün şirkete gidiyor, akşam dönüyor, Elif'le yemek yiyor, sonra susuyordu. Konuşmuyor değil, susuyordu. Farklı şeyler. Elif üniversiteye devam ediyordu. Sınavları vardı, çalışıyordu. Ama aklı Kaan'daydı. Geceleri uyanıyor, onun uyumadığını görüyor, bir şey söylemiyordu. Söylenecek şey kalmamıştı. Bir akşam Kaan eve geldiğinde Elif mutfakta değildi. Salonda, pencerenin önünde duruyordu, elinde bir zarf. "Bu ne?" "Babandan mektup." Kaan'ın eli uzandı, geri çekildi. "Oku." Elif açtı, okudu. Sesli. "Kaan, oğlum. Bu mektubu sana yazmak için çok düşündüm. Suçluyum. Biliyorum. Ama pişman değilim. Pişman olduğum tek şey, seni kaybetmek. Seni gururla izledim o

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD