Uykusuz

1292 Words

Deniz üç haftalıkken Kaan ilk kez toplantıya geç kaldı. Sebebi, sabahın dördünde başlayan ağlama kriziydi. Elif bebeği kucağına almış, odada dönüyor, ninni söylüyordu. Kaan yatakta doğrulmuş, gözleri yarı açık, ne yapacağını bilmez halde onları izliyordu. "Gazı var," dedi Elif. Sesi yorgundu ama sakindi. "Sırtını sıvazlamam lazım." Kaan kalktı, Elif'in yanına gitti. Deniz'in yüzü kıpkırmızıydı, minik elleri yumruk olmuş, ağlıyordu. Kaan elini uzattı, bebeğin sırtına koydu, dairesel hareketlerle ovmaya başladı. Beş dakika, on dakika. Deniz'in ağlaması kesildi, önce hıçkırığa döndü, sonra sustu. Gözleri kapandı, nefesi düzene girdi. "Uyudu," diye fısıldadı Elif. Kaan elini çekmedi. "Ya uyanırsa?" "Uyanmaz. En az iki saat." Elif Deniz'i beşiğe yatırdı, üstünü örttü. İkisi de beşiğin baş

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD