Hafta sonu sessiz geçti. Cumartesi Kaan işe gitti, ben evde kaldım. Pazar günü birlikte kahvaltı yaptık, sonra o çalışma odasına kapandı, ben kitap okudum. Akşam yemeğini birlikte yedik, televizyon karşısında oturduk. Konuşmadık çok. Ama sessizlik rahatsız etmiyordu artık. Alışmıştık birbirimizin varlığına. Pazartesi sabahı her şey değişti. Kahvaltıdaydık. Kaan her zamanki gibi telefonuna bakıyordu, ben çayımı içiyordum. Kapı çaldı. Kaan'ın kaşları çatıldı. Bu saatte beklenen kimse yoktu. "Barış mıdır?" "O olsa haber verirdi." Kaan kalktı, kapıyı açtı. Koridordan sesler geldi. Bir erkek sesi. Yüksek, çatallı, tanıdık. Çay bardağımı masaya bıraktım. Ellerim titremeye başladı. O sesi tanıyordum. Salona adım attığımda Kaan kapıda duruyordu. Karşısında bir adam. Altmış yaşlarında, saçl

