Nisan geldi, İstanbul'un erguvanları açtı. Boğaz'ın iki yakası mora çaldı, rüzgâr çiçek kokularını taşıdı. Elif sabah perdeleri açtığında karşı kıyıdaki koru renklenmişti, yeşilin arasından mor lekeler. Baharın geldiğini gösteren ilk işaret. Kaan'ın şirkette işleri yolundaydı. Ceyda uyum sağlamıştı, hatta beklentinin üstünde performans gösteriyordu. Kaan akşamları anlatıyordu: "Bugün Ceyda şu dosyayı tek başına hazırlamış, çok iyiydi." Elif dinliyor, başını sallıyor, tabağındaki yemeği bitiriyordu. Bir akşam Kaan eve gelmedi. Saat sekiz oldu, dokuz oldu, telefonu kapalıydı. Elif aramadı, beklemedi. Yemek yaptı, yedi, tabağını kaldırdı. Kitabını açtı, okumaya çalıştı, cümleler birbirine girdi. Saat on bire doğru anahtar sesi duyuldu. Kaan içeri girdi, yüzü solgundu. Ceketini çıkarmadı, k

