Eylül geldi, üniversite açıldı. Elif son sınıfa geçmişti, bu yıl bitirecekti. Kampüsteki çınarlar sararmaya başlamıştı, yapraklar yerlere dökülüyordu. Elif her sabah sekizde evden çıkıyor, akşam beşte dönüyordu. Kaan'la akşam yemeklerinde buluşuyor, günlerini anlatıyorlardı. Ekim başında bir akşam Kaan eve geldiğinde yüzü asıktı. "Ceyda." Elif'in midesi düğümlendi. "Ne oldu?" "Tedaviye yanıt vermemiş. Doktorlar ümitli değil." Elif elindeki çay bardağını masaya bıraktı, oturdu. "Kaç zamanı var?" "Birkaç ay. Belki daha az." Oda sessizleşti. Pencerenin dışında rüzgâr vardı, çınar yapraklarını uçuruyordu. "Onu görmeye gidecek misin?" "Yarın. Sen de gelmek ister misin?" Elif düşündü. Ceyda'yı sadece bir kez görmüştü, şirkette, Kaan'ın odasında. Genç, güzel, hırslı. Kaan'a bakışını hat

