Mektup

453 Words
Alparslan: Gülbahar yasemin kokardı hep sabahları uyurken bazen onu izlerdim çok masumdu güneş ışıkları saçlarına vurdukca altın gibi parlardı beni büyülerdi hep.Onu hep ruslara benzetirdim hiç buranın kızlarına benzemezdi farklıydı çok farklı güzelliyi vardı.Esine söz vermiştim ve sözümü tutup onu öldürmüştüm pişman deyildim o bunu hakediyordu oldukca soğukkanlıydım onu vurduğumda onu biryerlere götürüp gömmelerini ve bildiklerini unutmalarını söylemiştim.Bilmek istemiyordum.Odasına girmiştim ve ondan kalan herşeyi yakıcaktım tüm kıyafetlerini herşeyini onun varlığını bile unutmak istiyordum.Elbiselerini dolaptan çıkardım çöp poşetine atdım heşeyi bunun içine koyup yakacaktım.Yazı masasına yakınlaştım ve tüm kitaplarını atmak için aralarında bir kitap dikkatimi çekmişti bu rusçaydı bu kitap Dostoyevskinin “Suç ve Ceza” kitabıydı.Bu kitabı rusça okuyordu çok ağır bir kitaptı türkçesini bile zor anlamıştım ben.Bu kız bunu nasıl okumuştu her sayfada minik notlar yazmıştı.O kitabın altında da ruscça sözlük vardı garipti neden öyreniyordu ki rusçayı.Kitabın ortasını açtığımda bir kağıt buldum.Açtığımda bunun bir mektup olduğunu anlamıştım kime yazmıştı ki?Okumaya başladım merak ediyordum. “Hep bu dünyaya ait olmadığımı düşünürdüm.Sanki bedenim burdaydı da aklım ve ruhum başka yerdeydi.Bu insanlar bu konak bana hep yabancıydı 15 yıldır her an iliklerime kadar hissediyordum bunu.Anne babamı çok seviyordum ama sanki birşeyler beni engelliyordu onlar öldüyünde dünyam başıma yıkılmıştı ama hiç üzülmemiştim sanki ölenler anne babam deyilde yabancı insanlardı.Hep bu yüzden kendimi suçlardım halam da beni suçlardı.Sanki yaşamalı olduğum hayatı yaşamıyırdum halam her gün beni döverdi ve her defasında ellerimi yakmaya kalktığında Saniye teyzem engel olurdu ona 10 yaşıma yeni girmiştim ama hayatım cehennemdi bir gün yine sinirlenmişti bir hışımla beni tutduğu gibi hıncını çıkarmak için ocağın başına getirmişti bu sefer ellerimi yakmayı başarmıştı acıdan nefesim kesilmişti bana kardeşimi yaktığın gibi yan neler hissetiklerini anla senin yüzünden oldu.Benim yüzümden olmadığını perdenin tutuştuğunu söyledim.Bana senin yüzündendi çünli evi kundaklamıştılar beni öldürmek için.Benim evlatlık olduğumu aslında Rus olduğumu söylemişti.Benim öldüyümü sanmışlardı ama halam beni onlara verdiklerinde ölüceyimi ve bu ölümün benim için mükafat olucağını düşündüyü için vermemişti beni acı çekerek öldüreceyini söylüyordu hep.Bu cehennemin içinde Saniye teyzem umut olmuştu bana hep yardım ediyordu kitaplar alıyordu benim okumam için herşeyi biliyordu bana rusça kitaplar almıştı liseyi açıktan bitirmiştim ünversiteyi de rusyada okumam için rusça öyrenmemi ve ailemi bulmam için rusyaya göndereceyini söylüyordu hep.Bu umuda tutunmuştum ta ki Karataş ailesi bir kabus gibi üzerime çökene kadar.Alparslanı seviyordum ama beni katil damgasıyla damgalamıştı.Katil deyildim sadece köklerimi aramak için çabalıyordum bu konaktan kaçmak için halamdan kaçmak için.Belki de doğduğum topraklarda yeniden hayat bulurdum.Şimdi sevdiyim adam tarafından katl edilecektim ve Mardinin herhangi bir çukuruna atılacaktım ülkemden topraklarımdan koparılmıştım.Kaderimden kaçamamıştım ölücektim en kötüsü de sevdiyim adam tarafından öldürülecektim.Hayat bana bir şans daha verirse bu sefer gerçekten katil olucaktım.Ökdürmediyim babası ve bebeyinin acısını bütün ailesini katil olup öldürerek alıcam ölümüm onlar için mükafat eyer ölmediysem hepsine dünyayı dar edicem ölmek için bana yalvarıcaklar.”
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD