bc

Zincirin Gölgesinde İstanbul👇🖤

book_age18+
26
FOLLOW
1K
READ
dark
mafia
bxg
musclebear
like
intro-logo
Blurb

Erzurum’un en kanlı aşireti Şahinler’in tek varisi Miran Şahin, berdeli ve töreyi reddederek zincirlerini kırdı.

İstanbul’a kaçtığında limanların karanlık efendisi oldu.

Ama kader, gölgesini kalın, siyah–gümüş zincirlere dönüştürdü.

Hem koruyan, hem esir eden, hem de acıtan lanet bir zincire…

Bir gece, kanlar içinde Liva Melis Karaca’nın kapısına düştü.

Travma uzmanı, güçlü ve bağımsız psikolog Liva Melis, bu yabancının gözlerindeki karanlığı gördüğü anda anladı:

Bu adamın yaraları bedende değil, ruhunda zincirlenmişti.

Şahin Aşireti pes etmedi.

İstanbul’a adamlarını gönderdi.

“Ya berdel yaparsın ya da o kızı öldürürüz.”

Miran’a takıntılı kuzeni Asmin, her gece gölgesinden çıkıp Liva Melis’i tehdit etti.

Miran ise tek bir şeye yeminliydi:

“Ben tek kadına aitim. Töre beni satın alamaz. Seni seçtim.”

Ama zincirler her öpücükte daha da sıkılaşıyordu.

Her dokunuşta hem aşkı hem ölümü çağırıyordu.

İstanbul’un Boğaz’ında, Galata’nın dar sokaklarında, limanın karanlığında…

Bazı zincirler kırılmak için önce iyice gerilir.

Töre mi?

Aşk mı?

Zincir kırılsa da bırakmayacak.

chap-preview
Free preview
Prolog
Gece, Erzurum dağlarında rüzgârı bile zincirleyen cinstendi. Şahin Konağı’nın taş avlusu, ay ışığı altında buz gibi parlıyordu. Büyük meclis odasının kapısı aralıktı. İçeriden yükselen sesler, yıllardır aynı cümleyi tekrarlayan bir lanet gibiydi. “Sen halefsin, Miran.” Baran Şahin’in sesi, odayı dolduran duman gibi ağırdı. “Berdel yapacaksın. Aşiretin kanı seninle devam edecek. Töre böyle der.” Miran Şahin, 27 yaşındaydı ama o an kendini on yedi yaşındaki o asi çocuk gibi hissetti. Sırtını duvara yaslamış, kollarını göğsünde kavuşturmuştu. Koyu kahve gözleri, dedesinin buz grisi bakışlarıyla çarpışıyordu. “Ben tek kadına inanırım,” dedi sessizce. Sesi, fırtınanın içinden geçen bir bıçak gibi keskindi. “Töre beni satın alamaz. Kuma da almam, berdel de yapmam.” Odadaki hava bir anda dondu. Ali Asaf Şahin, koltuğunda kımıldamadan oturuyordu. Yetmiş yıllık ömrü, töreyi kanun yapmış bir adamdı. Dudakları kıpırdadı ama sesi çıkmadı. Sadece eli, masanın üzerindeki eski tespihi sıktı. Şîwan Amca ise sandalyesinden kalktı. Kaslı bedeni kapıyı kapattı. “Kaçarsan,” dedi yavaşça, “seni İstanbul’dan bile alırız. O zaman gölgeni de zincirleriz.” Miran gülümsedi. Ama gülümsemesi soğuktu. Tam o anda, ilk kez hissetti. Sol kolunda, bileğinden omzuna kadar ince, gümüş-siyah bir yanma başladı. Teninin altında bir şey kıpırdanıyordu. Gölgesi, yerde uzanırken yavaş yavaş değişti. Önce duman gibi dalgalandı, sonra kalın, ağır zincir halkalarına dönüştü. Zincirler sessizce kıvrılıyor, taş zemine vurdukça hafif bir metal tıkırtısı çıkarıyordu. Kimse görmedi. Henüz. Miran yumruğunu sıktı. Zincirler tenine gömüldü, acı verdi ama aynı zamanda güç verdi. Sanki aşiret ona “seni bağlayacağız” derken, kader de kendi zincirini örmeye başlamıştı. O gece, konaktan ayrılırken arkasına bakmadı. Arkasından sadece bir ses yükseldi. Berivan Yenge’nin zehir gibi fısıltısı: “Kaçabilirsin Miran… Ama zincir peşini bırakmaz.” Sabah olduğunda Miran Şahin, İzmir’den İstanbul’a giden ilk uçağın biletini almıştı. Liman kolunun yeni efendisi olacaktı. Uzay Aslanbey’in güvendiği adam, Savaş Duman’ın ortağı. Ama gölgesi artık onundu. Ve o gölge, kalın zincir halkaları şeklinde dalgalanıyordu. İstanbul’a ayak bastığında,

editor-pick
Dreame-Editor's pick

bc

MENZİL 🧭🧭🧭

read
4.4K
bc

ÖTEKİNİ SEVMEK

read
1K
bc

MARDİN KIZILI [+18]

read
562.1K
bc

Ağanın Sözde Karısı

read
91.2K
bc

AŞKLA BERDEL

read
93.9K
bc

EFSUN: AĞANIN GELİNİ

read
56.3K
bc

CEO'NUN FİRST LADY'SI (+21)

read
59.4K

Scan code to download app

download_iosApp Store
google icon
Google Play
Facebook