O günün ardından bir hafta geçmişti. Poyrazlar'ın dükkanına giren kişiler hala aranmaktaydı. Biz Poyraz ile ne zaman birbirimizi görsek arkadaşça konuşuyor sanki hiçbir şey yaşanmamış gibi davranıyorduk. Onun o gözlerine bakarken susmak o kadar acı veriyordu ki. Ağzımı açıp bağırmak , içimi dökmek istiyordum ama bunu yapacak gücü kendimde bulamıyordum. Staja gidip gelmeye devam ediyordum. Kuzey ile olan bağımın giderek arttığını hissediyor ve bundan mutluluk duyuyordum. Bugün Gülce ile Anıl'ın yanına kahve içmeye gideceğimiz için üzerime boğazlı siyah bir kazak ve altıma ise siyah bir tayt geçirdim. Saçlarım omuzlarıma geldiğinden toplaması zor oluyordu bu yüzden beyaz bir bere ile saç işimi tamamladım. Hafifçe bir makyaj ile de yüzüme renk verdikten sonra aşağıya indim. Gülce aşağıda

