Ertesi gün, güneş Yalova semalarında devrilip akşamın kızıllığına bıraktığında yerini, beklenen o an gelmişti. Hastaneden dönmüşlerdi; doktor bandajı dikkatle çıkarmış, yaranın neredeyse tamamen kapandığını müjdelemişti. Gülay artık özgürdü. Kendi evlerine döndüklerinde, evin içindeki hava her zamankinden daha elektrikli, daha yoğundu. Yusuf Ali, kapıyı kapattığı an Gülay’ı belinden kavrayıp sırtını kapıya yasladı. Günlerdir bastırdığı o yoğun arzu, karısının iyileşmiş olduğunu bilmenin verdiği rahatlamayla birleşince durdurulamaz bir hale gelmişti. Gülay’ın boynuna derin, yakıcı bir öpücük kondurdu. "Sonunda..." dedi Yusuf Ali, sesi hırıltılı ve arzu doluydu. "Sonunda sadece benimsin, hiçbir engel, hiçbir acı yok aramızda." Gülay, kollarını kocasının boynuna sıkıca sarıp parmaklarını o

