bc

MÜHÜRLÜ

book_age18+
6.7K
FOLLOW
69.7K
READ
family
fated
opposites attract
neighbor
mafia
single mother
heir/heiress
drama
tragedy
sweet
serious
kicking
childhood crush
like
intro-logo
Blurb

Mardin’in Kızıl topraklarında, töreye kurban edilen hayatlar..

Yıllarca süren kan davası.

FIRAT KOZDAĞLI

İhanetin acısıyla yüreği sevdaya mühürlü, Mardin’in namı değer zalim ağası;

“Sana gelinlik, bana kefen olan, o beyazın içinde seni gördüğüm gün öldüm.”

Mevâ FERXAN

Çocuğu ile sığınabileceği bir parça toprağın bile çok görüldüğü Mardin’in namı değer Dul gelini;

“Yüreğin kadar soğuk o toprağın üzerinde, seni beklerken öldüm.”

Açığa çıkan sırlar, geçmişe ışık tutabilecek mi?

Işık tutulan geçmiş, yaraları sarmaya yetebilecek mi?

chap-preview
Free preview
1.Bölüm/ Hüküm
“Durun..!” diye yükseldi Sultan hanımın sesi Kozdağlı konağında.. “Şu kapıdan ikinizde sağ gireceksiniz..Duydunuz mu?” diyip yaklaştı oğullarına.. “Bu defa akan kan Kozdağlılardan olmayacak..” dedi hüküm kokan sesiyle.. Özellikle Fırat’ın gözünün içine baka baka veriyordu emrini.. Annelerinin lafıyla hem Fırat , hemde Nihat mıh gibi çakılmıştı Konak kapısının önünde.. Sultan hanım, Fırat’ın yanına yaklaştı iyice, ve katran karası gözleri ile baktı oğluna; “Vahit ağa.. Baban bu aşireti neden abine değilde sana bıraktı unutmayın Fırat ağa..” diyip gerisin geri döndü ardını.. Annesinin laflarından sonra, başını sinirle yana çevirdi Fırat. “Olacak olan bellidir ana , akacak kan Kozdağlılardan akmayacak dersinde, Rozânın kanı nedir ana..! “ dedi sert sesiyle.. Oğlunun sözleriyle bir süre bekledi olduğu yerde Sultan hanım, başını çevirip baktı oğluna sertçe; “O düşmanımızın koynuna girmeyi, Azad Ferxan’ın yatağına girmeyi seçti. Artık bizimle bir bağı yoktur Fırat .! Ne gerekirse o olacak ..” dedi merhametten yoksun sesiyle.. Anasının sözleriyle hırsla Konak kapısını açıp gür , erkeksi sesiyle bağırdı kapıda hali hazırda bekleyen adamlara; “Hazırlanın, Ferxan konağına gidiyoruz.. O Azâd soysuzunun kanı akmadan , canı alınmadan geri dönülmeyecek..!” diyip öfkeyle atladı arabasına.. Tabii Ferxan konağıda Kozdağlı konağından farksız sayılmazdı.. “Ne yaptın ulan sen it..!” diye bağırıp yeri göğü inletiyordu Firuz ağanın sesi.. “Başka kız mı kalmadı da kalktın kanlımızın kızını kaçırdın..” diyip Azâd’ın suratına indirdi tokadını.. Yüzüne inen sert tokatla, sinirden sıktı dişlerini Azad.. “Sevdim baba.. Sevdalıyız ezelden beri Rozâ ile, neyi anlamıyorsunuz..!” diyip oda yükseltmişti sesini babasına.. Rozâ ise tüm olan biten kargaşayı yaşlı gözleri ile camdan izlemekten başka bişey yapamıyordu.. “Günah mıdır sevdalanmak Mevâ abla..” dedi titreyen sesiyle.. Mevâ , mavi irisleri kıpkırmızı kesilmiş kıza bakıp, acıyla sıktı dudaklarını.. “Sevdanın günahı olur hiç keçe.. Doğru olanı yaptınız, sevdanızı kana kurban etmediniz siz.” diyip acıyla çevirdi başını yan tarafta yatan oğluna.. “Ama burada günahtır abla, Mardin de sevda demek haram demektir. Şimdi bize ne olacak? Tam kavuştuk derken, öl…” derken “şşşt” diyip lafını tamamlamasına müsade etmemişti Mevâ.. “Sakın.. sakın ola ağzına alma o kelimeyi Rozâ.. Ölüm değildir sevdanın da, sevdalının da hakkı..” diyip, gözü yaşlı kızı basmıştı bir abla şefkatiyle göğsüne.. Kendi içinde kurban ettiği sevdasıydı ölümü hak gördüğü, kendine revasıydı ölüm onun oysa.. Ta ki oğlunu rahminde hissedene kadar.. Anneliği bağlamıştı onu , yaşamak için hiçbir sebebi kalmadığı bu dünyaya. Ardil’den ibaretti dünyası artık.. Çektiği tüm cefa bir oğlunun kahvelerine bakınca diniyordu artık.. Başını çevirip tekrar baktı mışıl mışıl uyuyan oğluna.. Çok geçmeden kırılırcasına tekmelenen Konak kapısıyla, korkuyla bakmaya başladı iki kadında, içeri girecek adama.. İkisininde kim olduğundan emin olduğu adam, Fırat Kozdağlı tüm heybetiyle dalmıştı konağın ortasına.. Ardında ise elleri silahlı adamlar ile ateş kadar yakan gözleri ile baktı kendisine korkusuzca bakan Azad’a.. “Bacım nerede Azad..!” dedi gür sesiyle.. “Karım evinde Fırat ağa..!” diyen adamla sinirle elini burun kemerine götürüp sert bir soluk almıştı.. “Eceli gelen it cami duvarına işermiş Azad..! Ecel mi dürtüyor, yoksa cami duvarından mı bi habersin..!” diyip belindeki silahı çıkartıp doğrulttu Azad’a.. Fırat’ın silah çekmesiyle, Azad dahil, tüm Ferxanlarda silahlarına davranmışlardı anında.. Tek bir fitil , ortalığın kan gölüne dönmesine sebep olabilirdi.. “Yaptığın şeyin sonucunu bilirsin değil mi Azad..!” dedi ölüm hükmünden bahsederek.. Fırat ağanın lafıyla alayvari bir gülüş düşmüştü Azad’ın dudaklarına; “Bilirim Fırat.. Bende, Rozâ da bedeli neyse ödemeyi göze alarak çıktık bu yola.. Ölüm benim sevdamdan büyük değildir.” diyip bir adımda yaklaştı kendisine doğrultulan silaha.. Fırat ağanın tuttuğu silah Azad ağanın göğsünün tam ortasına dayanmıştı ama , ne Fırat’ın silahı indirmeye niyeti vardı, nede Azad’ın geri adım atmaya.. Göğsüne dayanan silaha göz ucuyla baktı Azad; “Ne ölüm, nede dava benim sevdamdan büyük değildir Fırat ağa..! Senin aksine..” diyip keskin gözlerini dikti Fırat’ın gözlerine.. Azad’ın son söylediği şey ile boğazına bir yumru oturmuştu Fırat ağanın.. Başını hafiften kaldırıp baktı yukarı kattaki cama.. Ve umduğu bir çift kahvenin kendisine baktığını görmesiyle eğdi başını gerisin geri.. “O vakit al karını da düşün önüme, töre belli, hüküm belli..!” diyen Fırat ağa ile, Şükran hanımın acı çığlıkları karışmıştı gecenin ıssızına.. Şükran hanım hükmün ölüm olduğunu bildiğinden feryadıyla inletmişti koca konağı.. “Dur orada Fırat ağa..! Hükmü sen değil aşiret verir..” diyen Firuz ağa ile Fırat’ın öfkesi katlanmış, sinirden elleri uyuşmaya başlamıştı artık .. Firuz ağanın ne sesini duymaya, ne yüzünü görmeye zerre tahammülü yoktu Kozdağlıların.. “Sen kes sesini..!” diyip silahın namlusunu salladı öfkeyle Firuz ağaya.. “Haddini bil Fırat..” “Haddi hududu sizden mi öğrenecem ulan kansızlar..” diyen Fırat ile tekrar iki aşiret arasında ipler gerilmiş, tansiyon fazlasıyla yükselmişti.. Çok geçmeden havaya sıkılan kurşun ile, iki aşiretin de gözleri içeri giren Bapir’e dönmüştü.. Tabii Bapir’i görmesiyle herkes silahlarını anında indirmiş, indirmek zorunda kalmışlardı. Kimsenin haddi değildi Bapir’in yanında silah çekmek nitekim.. “Ne oluyor burada..!” dedi Bapir bariton sesiyle.. “Bacımı kaçırmış bu it..” diyip bir an olsun çekmedi Fırat, gözlerini Azad’tan.. Fırat ağanın lafıyla Bapir gözlerini Azad’a dikmişti bu defa.. Azad’ın mahçupca başını eğmesiyle de olanı kabul ettiğini anlamıştı yaşlı adam.. “Töre de hükümde bellidir ağalar. Lakin Hangi törede kadının çocuğun olduğu yerde silahlar çekilir deyin hele..” diyip gezdirdi sert bakışlarını iki aşirette de.. Kimseden çıt ses çıkmayınca tekrar girdi söze; “Her iki aşirette yarım saat içinde köy odasında toplansın.. Hüküm neyse orada verilecek..” diyip yeri döven adımlarla çıktı Ferxan konağından.. Yarım saat sonra, gece vakti yükselen Erbane sesleri ile, tüm halk köy odasına akın etmeye başlamıştı. Azad Ferxan’ın, Kozdağlılardan kız kaçırdığının duyulması ile, çıkacak hükmü dört gözle bekliyordu halk.. Bapir’in sağında Kozdağlı erkekleri , solunda ise Ferxan erkekleri toplanmış, birbirine öldürücü bakışları ile bakıyorlardı.. “Evet ağalar, toplanma sebebimiz bellidir..” diyen Bapir ile tüm gözler yaşlı ağaya dönmüştü.. “Ferxanlardan Azad ağa , Fırat ağanın bacısı, Kozdağlı kızını kaçırmıştır. Töre bunun hükmünü vermiştir, şayet..” diyip işaret parmağını kaldırıp her iki aşiretin ağalarına, yani Fırat Kozdağlı ile Azad Ferxan’a dikti gözlerini.. “Şayet hüküm ölüm, değil berdeldir..” demesiyle köy odasında her ağzından binbir türlü laf dökülmeye başlamıştı.. “Bu ne demek olur Bapir..” dedi Fırat sertçe.. “Yıllardır aranızdan bitmek bilmeyen kan davası onlarca kanın dökülmesine sebep olmuştur Fırat ağa.. Töre halkın huzuru neyse onu ön görür.. Lakin yıllardır aranızda tükenmek bilmeyen bu kan davası halkında, hanelerinde huzurunu yeterince bozmuştur. Artık kan dökülmeyecek. Bacına karşılık, Azad ağanın bacısını hanene berdel alacaksın..” diyen yaşlı adamla sertçe yutkunmuştu Fırat.. “Öyle iş olur mu Bapir..! Azad ağanın bacısı dul, çocukludur. Fırat ağaya yakışır mı?” diyen Kazım ağa ile tüm gözler ona dönmüştü anında. Kimisi adamı haklı bulurken, kimisi de haksız bulmuştu nitekim. “Ben illa Fırat ağa nikahına alsın demedim Kazım ağa..” dedi Bapir.. Odanın içinde bir kaç dakika süren sessizliğin ardından “Hüküm ölümse kabulümdür, töreye boynum kıldan incedir Bapir.. Lakin bacımı ne Fırat ağaya neden Kozdağlılardan herhangi bir adama vermiyorum..” diyen Azad’ın sesi bozmuştu ölüm sessizliğini.. “Yaptığın hata ile sana söz hakkı düşmez Azad ağa.. Söz hakkı Mevâ kızın babası Firuz ağanındır..” diyip baktı Firuz ağaya Bapir.. “Sen neyi uygun görürsen kabulümdür Bapir..” diyen Firuz ağa ile öfkeyle sıktı yumruğunu Azad.. Çünkü babası yine kızını hiç düşünmeden gözden çıkarmıştı.. Yıllar önce kurban ettiği gibi, bu defa da kendi elleriyle Kanlılarının önüne atmaya razı gelmişti. Kız çocuğuydu Mevâ.. ilk gözden çıkarılan, hatta hiç görünmeyendi.. Yıllarca babası tarafından hor görülmüş, sırf kız doğduğu için sevgisizlikle cezalandırılmış onlarca kızdan yalnızca biriydi Mevâ.. Ne evlat olup, babasının göğsüne sığabilmişti, nede kadın olup, kocasını dağ bilmişti.. Mevâ Ferxan.. Mardin’in dul gelini.. Çocuğuyla bir parça toprağın çok görüldüğü dul gelin.. Yine günahsız yere kurban edilmişti.. Yine sığdıramamışlardı onu bir yere.. “Firuz ağanın da rızası var madem, o halde hüküm bellidir.. Ferxan kızı Mevâ’yı, ya Fırat ağa ! sen nikahına alacaksın, yada abin Nihat imam nikahı ile kuma alacak..” dedi Bapir.. Bapir’in verdiği hüküm ile, her iki aşirette de sessizlik olmuştu. Kimsenin ağzını açıp, itiraz etme cesareti de yoktu zaten.. Fırat ağa öfkeyle sıktı yumruğunu, “Zulüm müsün bana Mühürlü..” diye mırıldandı kendi duyacağı ses tonuyla..

editor-pick
Dreame-Editor's pick

bc

HÜKÜM

read
224.6K
bc

ÇINAR AĞACI

read
5.7K
bc

AŞKLA BERDEL

read
79.1K
bc

Ne Olacak Halim (Türkçe)

read
14.3K
bc

MARDİN KIZILI [+18]

read
524.6K
bc

PERİ MASALI

read
9.5K
bc

Siyah Ve Beyaz

read
1.8K

Scan code to download app

download_iosApp Store
google icon
Google Play
Facebook