Perwan konağına geldiklerinde burun buruna duran iki arabayla, tüm adamlar anında sarılmıştı silahlarına.. Azad Ferxan ve Fırat Kozdağlının aynı anda arabadan inmesiyle ise büyük bir korku sarmıştı hepsinin yüzünü.. “Nerede.?” diye soran Fırat ile Azad’ın dudakları iki yana kıvrıldı keyifle.. “Layık olduğu şekilde getirdim..” diyip gözleriyle bagajı işaret etti .. “Lan gebermesin havasızlıktan..” diyip bagaja doğru ilerledi Fırat sert adımlarla. Bagajın kapağını açtığında kendilerine bakan bir çift nemrut göz ile, ikisininde gözlerini tiksinti dolu bir bakış kaplamıştı. “Maalesef gebermemiş..! Kötüye bişey olmaz diye boşa dememişler..” diyip Raşit’i çıkardılar el birliğiyle bagajdan. Arabadan ağzı burnu dağılmış, yüzü gözü şiş haldeki ağalarını görmeleriyle tüm adamların silahları

