Uykusundan korkuyla sıçrayıp, bakındı etrafına Mevâ. Yanında oğlunu göremeyince, korkusu daha da artmıştı. Yerinden fırladığı gibi çıktı odanın dışına. Karşı odasından gelen gülüşme sesleriyle Ardil’in Halenin yanında olduğunu anlayınca bir oh çekmişti Mevâ.. Adımlarını Halenin odasına yönlendirip, içeri girdiğinde, oğlunu sırtına almış, halde oyunlar oynayan adamı görmesiyle öylece bakakalmıstı. Nihat kapıda kendilerine şaşkınlıkla bakan kadını görmesiyle tebessüm edip, kalktı ayağa. “Kusura bakma bacım, sen uyuyormuşsun galiba, çocuğun karnı acıkınca Hale doyurdu, bende biraz oynayayım dedim. İzin almadım ama kusura bakma.” diyen adamla Mevâ içtenlikle tebessüm etmişti Nihat’a. Babası bir gün olsun torununu kucağına almamıştı, basını bile okşamamıştı. Ama elin yedi kat yabancısı, dah

