Gecenin bir yarısı sertçe açılan kapıyla, korkuyla irkilmişti Mevâ. Tabii Ardil de çıkan gürültüyle korkuyla sıçramıştı yerinden.. Karanlık odada karşısında kimin olduğunu bilmese de, öfkeyle alıp verdiği sesinden soluğundan gelenin hayra gelmediğini anlamıştı zavallı kadın. “Kim var orada..!” diye seslendi ürkek sesiyle karşısında ki insana. Oğlunu koltuğunun altına basmış korkuyla bakıyordu. Yavaşça elini uzatıp yanındaki abajuru yakıp, tedirgin gözlerle baktı kendisine nefretle bakan Sultan hanıma.. “Kalk, al piçini de defol git konağımdan soysuzun kanı..” diyen kadınla dolu gözlerle basını salladı iki yana olumsuz olarak Mevâ. Gidecek yeri olsa bir dakika durur muydu cehennem bildiğini bu konakta.. “Arsız..! Tabii on sene önce yapamadığını yaptın yamadın kendini Fırat’a, gitmez

